Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP 39. Kurultayında “nihai kurtuluşun ilk adımı”

CHP, “Şimdi iktidar zamanı” sloganıyla topladığı 39’uncu Olağan Kurultay’ın ilk gününde hem parti programını hem de tüzüğünü iktidar hedefi doğrultusunda yeniledi. Özgür Özel’in “nihai kurtuluşun ilk adımı” sözleriyle açtığı kurultayda 34 temel vaat açıklandı, Parti Meclisi’nin üye sayısı 80’e çıkarıldı, gençlik kotası ve gölge kabine gibi düzenlemeler tüzüğe işlendi.​

CHP, “Şimdi iktidar zamanı” sloganıyla topladığı 39’uncu Olağan Kurultay’ın ilk

CHP, 39’uncu Olağan Kurultay maratonuna “Şimdi iktidar zamanı” sloganıyla Ankara Spor Salonu’nda başladı; salon, tutuklu belediye başkanlarının fotoğrafları ve büyük “Şimdi İktidar Zamanı” afişleriyle donatıldı. Seyircisiz gerçekleştirilen ilk günde tribünlerden birine, 81 ilden kadınların parça parça işlediği “Önce Adalet” ve “Önce Hürriyet” yazılı bez çalışma asıldı; kürsü eksenine ise yaşamını 2025’te yitiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ve eski genel başkan Altan Öymen’in fotoğrafları yerleştirildi.

Kurultayın ön sıralarında CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Dilek İmamoğlu, Muharrem İnce ve Murat Karayalçın yan yana oturdu; program İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından Özel’in açılış konuşmasıyla başladı. Özel, bu kurultayı “nihai kurtuluşun ilk adımı” olarak niteleyerek, “Bu salonda bugün CHP’nin demokrasi ve adalet konusunda yaşanan çöküşün nasıl aşılacağını konuşacağız” mesajını verdi.

Özgür Özel: “Esas meselenin iktidar olmak olduğunu biliyoruz”

Özel konuşmasında, uzun bir aradan sonra ilk kez parti programının kapsamlı biçimde tartışılacağına dikkat çekti; tüzükteki değişiklik ihtiyaçlarının da bu kurultayla giderileceğini belirtti. Parti örgütünün, 19 Mart’taki yargı krizine ve siyasi baskılara rağmen disiplinle çalışmayı sürdürdüğünü söyleyen Özel, “Esas meselemiz her şeyden kurtulmak için iktidar olmak. İktidar olup Türkiye’nin sorunlarını çözecek bir hükümet programı çıkarmak” dedi.

Özel, delegelere hitabında şu vurguyu yaptı: “Esas meselenin her şeyden kurtulmak için iktidar olmak. İktidar olmak için Türkiye’nin önüne, Türkiye’nin sorunlarını çözecek hem kadroları hem programı çıkarmak. Bu programdan bir hükümet programı çıkarmak.” Kurultay salonundan “iktidar perspektifi” ile somut bir hükümet programı çıkaracaklarını belirten Özel, “Bugün sesi değil, sözü yükseltmenin günüdür” diyerek tartışmaların slogandan çok içerik odaklı yürütüleceğini söyledi.

81 ilde tartışılan program: Yuvarlak masadan kurultay tribününe

Özel, geçen yıl 4-9 Eylül’ü “kuruluş haftası” ilan ettikleri sürecin bu yıl parti programı çalışmasına ayrıldığını, programın sadece merkezde değil 81 il ve 923 ilçede danışma kurulları üzerinden tartışılarak olgunlaştırıldığını anlattı. İl ve ilçe danışma kurullarına meslek örgütleri, sendikalar ve sivil toplum temsilcilerinin de davet edildiğini, bu toplantıların raporlarının Genel Merkez’de komisyonlar tarafından çalışıldığını ifade etti.

Bu süreçte genel sekreterlik, gölge bakanlar ve Parti Meclisi üyelerinin, dünyadaki sosyal demokrat program örneklerini de inceleyerek metni şekillendirdiği kaydedildi. Özel, 19 Mart sonrası yaşanan “sivil/yargı darbesi” olarak nitelediği dönemde bile program çalışmalarını sürdürdüklerini anlatarak, “Her şeye rağmen bir yandan direndik ama bir yandan büyük bir emekle, büyük bir gayretle çalışmaya devam ettik” dedi.

Kadınların “önce adalet” emeği ve Saraçhane’den kurultaya taşınan semboller

Kurultay salonunda yere ve tribünlere yerleştirilen büyük kırkyama (patchwork) çalışması, 81 ilden kadınların ortak emeği olarak tanıtıldı. Özel, ilk fikrin Muharrem Erkek’in eşi Özen Erkek’ten geldiğini aktararak, “Türkiye’deki 81 ildeki bütün kadınlar ilmek ilmek, emek emek bir şey yapıp, onu Saraçhane’de birleştirmek istiyoruz” sözleriyle bu çalışmanın hikâyesini anlattı.

CHP Kadın Kolları, Dilek Kaya İmamoğlu ve proje koordinatörü Canan Çimen’in öncülüğünde hazırlanan çalışma önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tarihi Saraçhane binasına asılmış, 19-26 Mart arasındaki “kayyıma direniş” günlerinin sembolü haline gelmişti. Özel, o gün yaptığı görüntülü görüşmede bu eserin kurultay salonunda da yer alması gerektiğini söylediğini aktararak, “81 ildeki kadınların emeğiyle ortaya çıkmış bu çalışma, ‘Önce adalet ve önce hürriyet’ diyen bu çalışma, ‘Şimdi iktidar zamanı’ diye yola çıkacağımız kurultayımızda da mutlaka bulunmalı” dedi.

Demokrasi, adalet ve “güvenli yarınlar” başlığı

Kurultayın ilk gününde delegelere hitap eden Özel, çalışmanın odağına demokrasi, adalet ve güvenli gelecek başlıklarını koyduklarını açıkladı. Bu kapsamda seçim barajı, Hazine yardımı, siyasetin finansmanı, GRECO kriterlerini de aşan bir “Siyasi Ahlak Yasası” ve şeffaflaşmış parti finansmanı gibi başlıkların programda detaylı biçimde yer aldığı belirtildi.

Özel, “Bugün bu salonda artık hiçbir çocuğun anne babasından ‘yoksulluk mirası’ almaması için devletin üzerine düşeni konuşacaksınız” diyerek, temel vatandaşlık geliri, nitelikli eğitim, ücretsiz barınma, kreş hakkı ve emeklilerin uğradığı hak kayıplarının giderilmesi gibi sosyal politika başlıklarının da programın omurgasında olduğunu söyledi. Konuşmasında örgütlenme hakkı, sendikalaşma, “örgütlü emek” ve 12 Eylül sonrası ağırlaşan kısıtlamaların kaldırılması çağrısı da öne çıktı.

Dış politika ve bölgesel vizyon: “Örnek Türkiye, örnek CHP”

Parti programında Türkiye’nin dış politikasına dair yeni bir perspektifin benimsendiği, Türkiye’nin hem Batı ittifakı içinde hem de Rusya, Çin ve Orta Doğu ile dengeli ilişkiler kuran, hariciyenin kurumsal geleneğini yeniden ayağa kaldıran bir çizgiyi savunduğu vurgulandı. Özel, CHP’nin, Orta Doğu’da selefi yaklaşımların değil laikliğin ve sekülerizmin yükselişini referans alan bir örnek parti ve Türkiye’nin de barışçı, bölgesel işbirliğini önceleyen bir aktör olmasını hedeflediğini belirtti.

Programda Türkiye’nin nadir toprak elementleri, Karadeniz ve “mavi vatan”daki enerji yatakları gibi stratejik kaynaklar konusunda da güvenlik ve refah odaklı bir planlama vaat ediliyor. Bu çerçevede Türkiye’nin Avrupa için güvenilir müttefik, aynı zamanda Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefini gençler için “vizesiz Avrupa” ve “yasaksız Türkiye” vizyonuyla birleştiren bir çizgi benimsediği ifade edildi.

Kurultay takvimi: Başkanlık ve parti organları seçimleri

Kurultay programına göre 28 Kasım Cuma günü Özgür Özel’in açılış konuşmasının ardından tüzük değişiklikleri ve yeni parti programı delegelerin oyuna sunulacak. 29 Kasım Cumartesi günü Genel Başkanlık seçimi yapılırken, 30 Kasım Pazar günü ise Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) seçimleri gerçekleştirilecek.

PM seçimlerinin çarşaf liste yöntemiyle yapılacağı, Özgür Özel’in anahtar listesinin karşısına ayrı bir liste çıkmasının beklenmediği kulislere yansıyan bilgiler arasında yer alıyor. Özel’in 29 Kasım’daki konuşmasında genel başkanlığının iki yıllık performansını ve yerel-seçim sonrası dönemi kapsamlı biçimde değerlendirmesi bekleniyor.

Selin Sayek Böke’den program sunumu: “Aydınlığı gösteren kurucu belgeler”

Kurultayda parti programının sunumu CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke tarafından yapıldı. Böke, CHP’nin parti programlarını “aydınlığı gösteren kurucu belgeler” olarak nitelendirerek, “2024 yılı Eylül ayında kurduğumuz yuvarlak masalarda tartışmaları başlattık ve çalışmaya koyulduk. Türkiye’nin, CHP iktidarında neler kazanacağını da burada tartışacak ve halka anlatacağız” dedi.

Sunumun devamında CHP’nin gölge bakanları sahneye çıkarak kendi alanlarına ilişkin başlıkları anlattı; oturum, Böke’nin moderatörlüğünde ilerledi. Böylece kurultayın ilk günü, parti programının sadece parti içi metin olmaktan ziyade kamuoyuna dönük bir “iktidar manifestosu” olarak sunulması hedefiyle kurgulandı.

CHP’den 34 temel vaat ve gölge kabinenin mesajları

CHP Genel Başkan Yardımcıları ve partinin gölge bakanları, kurultayda 34 somut vaadi sıralayarak yeni programın ana eksenlerini paylaştı. Temel başlıklar arasında adaletin güvenceli ve onurlu yaşam temelinde yeniden tesis edilmesi, özgür ve güvenli Türkiye, istikrarlı ekonomi, yoksul haneler için ucuz enerji, laik ve nitelikli eğitim ile insan onuruna yaraşır istihdam politikaları öne çıktı.

Gölge kabinede yer alan isimler kısa mesajlarında şu vaadleri dile getirdi:
Gökçe Gökçen: “Aktif yurttaşı güçlü Meclis’le buluşturacağız. Adalet sözde kalmayacak, güvenceli ve haysiyetli bir yaşamı inşa edeceğiz.”
Gökan Zeybek: “Yerel yönetimleri güçlendireceğiz. Kayyımlar gidecek, halkın seçtiği yönetecek. Herkesin bir evi olacak. Mülk ve kiralık sosyal konut stoğunu artıracağız.”
Namık Tan: “Barış ve refah üreten dış politikayla ülkemizi güçlendireceğiz. AB’ye tam üye olacağız. Pasaportumuz saygın, ülkemiz refah içinde olacak.”
Murat Bakan: “Korkuyu yöneten değil, güveni büyüten özgür Türkiye’yi inşa edeceğiz. Sokaklarımızı, sınırlarımızı, siber alanları güvenli kılacağız.”
Yankı Bağcıoğlu: “Türk Silahlı Kuvvetleri siyaset dışı olacak. Caydırıcılığı artacak. Milli savunma sanayimizi daima ileri taşıyacağız.”
Yalçın Karatepe: “Üretimi destekleyecek, halkın refahını artıracağız. İstikrarlı ekonomiyi kuracak, enflasyonu bitireceğiz.”
Necati Yağcı: “Piyasalarda adil ve etkin rekabeti sağlayacağız. Kamu alımlarında yerli üretime, kadın ve genç girişimcilere öncelik vereceğiz.”
Pınar Uzun: “Yerli yapay zeka ve yeni teknolojileri teşvik edeceğiz. Sanayimizde dijitalleşme ve otomasyonu güçlendireceğiz.”
Erhan Adem: “Denetimle, tağşişle mücadeleyle gıda güvenliğini sağlayacağız. Çiftçiyi destekleyecek, borç sarmalından kurtaracağız.”
Ulaş Karasu: “Milletin vergisini şirketlere değil, hizmete aktaracağız. Demir ağlarla vatanı, özgür internetle geleceği öreceğiz.”
Gülşah Deniz Atalar: “Kıyılar halkın, tatil herkesin hakkı olacak. Turizm Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olacak.”
Deniz Yavuzyılmaz: “Türkiye’nin nadir toprak elementlerini biz çıkaracağız, biz işleyeceğiz. Yoksul hanelerin enerjiye ucuz erişimini sağlayacağız.”
Gamze Taşcıer: “Herkes için insan onuruna yaraşır iş, refah yaratan gelir sağlayacağız. Herkes için güvenceli işlerle güvenli geleceği kuracağız.”
Aylin Nazlıaka: “Her eve maaş girecek. Yoksulluğu yöneten değil, yok eden olacağız. Hiçbir çocuk kreşsiz kalmayacak. Kimseyi geride bırakmayacağız.”
Zeliha Şahbaz: “Herkese eşit, nitelikli, ulaşılabilir, kamusal sağlık hizmeti sağlayacağız. Sağlık emekçilerine insanca çalışma, güvenceli istihdam sağlayacağız.”
Suat Özçağdaş: “Laik, nitelikli, parasız eğitimi kuracağız, her çocuğa temiz içme suyu ve bir öğün yemek vereceğiz. Atanmayan öğretmen değil, kadrolu itibarlı öğretmenlik olacak.”
Sevgi Kılıç: “Özgür ve eşit gençlik, teknoloji ve nitelikli işlerle buluşacak. Hak temelli yaklaşımla güçlü gençlik, güçlü Türkiye’yi kuracağız.”

Parti Meclisi’nde tarihi artış: Üye sayısı 80’e çıktı

Kurultayın kritik başlıklarından biri de tüzük değişikliği oldu; konuşmaların ardından yapılan açık oylamayla değişiklikler kabul edildi. Buna göre CHP’nin 60 kişilik Parti Meclisi üye sayısı 80’e çıkarıldı; PM içindeki Bilim Kültür Sanat Platformu kontenjanı 8’den 10’a yükselirken, geri kalan 70 üyelik ana liste kontenjanı olarak belirlendi.

Tüzükte yapılan revizyonla birlikte CHP’nin gençlik kotası da yeniden düzenlendi. Buna göre 18-30 yaş grubu için yüzde 10 gençlik kotası, 31-40 yaş aralığı için ise yüzde 15 oranında “çalışma çağı” kotası kabul edildi. Böylece hem Parti Meclisi’nde temsil çeşitliliği artırıldı hem de gençlerin ve orta yaş kuşağının parti organlarında daha güçlü yer almasının önü açıldı.

Tüzüğe yeni kurumlar: Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi ve gölge bakanlık

Kurultayda kabul edilen tüzük değişiklikleriyle CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı için kurulan “Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi” parti tüzüğüne resmen eklendi. Bu düzenleme ile cumhurbaşkanlığı kampanyalarının kurumsal bir çerçevede yürütülmesi ve parti içi sorumlulukların daha net tanımlanması amaçlandı.

Ayrıca, bir süredir fiilen uygulanan gölge bakanlık sistemi de tüzük metnine girerek kalıcı hale getirildi. Böylece CHP, iktidar alternatifi olarak kabinesini şimdiden “gölge” düzeyde toplumun önüne koyan ve politikalarını alan bazlı sorumlular üzerinden yürüten bir modelle yola devam edecek.

Parti programında Lozan, Türklük, anadil ve laiklik düzenlemeleri

Parti programı oylanmadan önce gelen eleştiriler üzerine bazı kritik maddelerde değişiklik yapıldığı ve yeni ifadelerin eklendiği açıklandı. CHP Milletvekili ve Parti Programı Çalışma Komisyonu üyesi Yunus Emre, delegelere hitabında eleştirilerin “ne kadar titiz olunması gerektiğini gösterdiğini” belirterek, iktidar partisinin programında “milliyetçilik” ifadesinin bile yer almadığını anımsatıp CHP’ye yöneltilen eleştirileri haksız bulduğunu söyledi.

Emre, parti programına “Türklük” tanımının eklendiğini, ayrıca Lozan Barış Anlaşması’nın da “Cumhuriyetimizin kuruluş belgesi ve ülkemizin tapusudur” ifadesiyle programa konduğunu aktardı. Demokratikleşme başlığında “Ana dil haktır. Tüm yurttaşların ana dilini öğrenme, kullanma hakkı sağlanacaktır” cümlesinin eşit yurttaşlık vurgusuyla birlikte yeniden düzenlendiği ve Kürt sorununun demokratik, eşitlikçi ve katılımcı bir düzende kalıcı çözüme kavuşturulmasının hedeflendiği metne işlendi.

Laiklik bölümünde ise “CHP için hukukun, eğitimin ve siyasetin laik olması temel bir ilkedir. CHP için laiklik, devletin bütün inançlara eşit mesafede durduğu, hiçbir yurttaşın inancından dolayı ayrımcılığa uğramadığı bir düzeni temsil eder. Devlet kurumlarının ve devlet toplum ilişkilerinin nesnel hukuk kurallarına göre düzenlenmesi CHP için esastır” ifadeleri programın nihai haline yazıldı. Değişikliklerin okunmasının ardından parti programı delegelerin oy birliği ile kabul edildi.