Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Altay tankının teslimi töreninde “Sizleri 20-25 yıl geriye götürmek istiyorum. Ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk? Toplu iğne. Silahtan bahsetmiyorum. Hayır. Ama şu anda hamdolsun silahlarını üreten bir Türkiye var” dedi. Erdoğan, savunma sanayiinde yerlilik oranının yükseldiğini vurgularken, “Bir zamanlar toplu iğne üretemeyen Türkiye, bugün tank, SİHA, İHA üretiyor” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet’in ilk sanayi mirası
Cumhuriyet’in ilk yıllarında banka ve fabrika hamleleriyle sanayileşme atılımı gerçekleştirilirken, un, şeker, tekstil, demir-çelik ve altyapı yatırımları ekonominin omurgasını oluşturdu. Bu dönemin sembol kurumlarından SEKA, “Cumhuriyet tarihinin ilk sanayi kuruluşu” olarak anıldı ve 2005’te Sümer Holding ile birleştirilerek kapatıldı. Sümerbank ve bağlı işletmelerin tasfiyesi ile birleşmeler de 2000’ler boyunca özelleştirme programı çerçevesinde ilerledi.
Özelleştirmelerin ağırlık merkezi 2002 sonrası
Özelleştirme İdaresi verilerine göre 1986-2024 arasında toplam özelleştirme tutarı 71,6 milyar dolar olurken, bunun 63,4 milyar dolarlık kısmı AKP döneminde gerçekleşti. 1986-2003 arasındaki toplam 8,2 milyar dolardan sonra 2000’lerde Türk Telekom, Tüpraş, Petkim ve Erdemir gibi büyük satışlar bu ivmeyi hızlandırdı. Çeşitli raporlara göre 1986’dan bu yana yüzlerce kuruluş, tesis, taşınmaz ve liman özelleştirme kapsamına girdi.
Şekerden telekoma: Satış listeleri
2000’lerde blok satışlarla sembol kamu varlıklarının el değiştirdiği süreçte Türk Telekom’un çoğunluk hissesi, Tüpraş ve Petkim gibi sanayi devleri özelleştirme dosyalarının merkezinde yer aldı. Akademik çalışmalar, 2002-2017 arasında özelleştirme gelirinin 61 milyar dolar seviyesine ulaştığını kayda geçiyor. Sektörel ve bölgesel ölçekli çok sayıda fabrika ile tesisin de portföyden çıkarıldığı farklı kaynaklarda vurgulanıyor.
SEKA ve TEKEL’in simgesel anlamı
SEKA’nın 1998’de özelleştirme kapsamına alınmasından sonra 2005’te Sümer Holding’le birleştirilerek kapatılması, kâğıt sanayindeki kamu öncülüğünün sona erdiği dönüm noktası olarak kabul ediliyor. TEKEL’in özelleştirilme süreci ve ardından yaşanan büyük işçi eylemleri, 2000’lerin çalışma hayatı ve kamu işletmeciliği tartışmalarında simgesel bir yer edindi.
Savunma sanayiinde yeni anlatı
Erdoğan’ın “silahlarını üreten Türkiye” vurgusu, son yıllarda Altay tankı ile insansız hava araçlarında yerlilik ve kapasite artışı söylemiyle destekleniyor. Törende “Her ay 8 Altay ve 10 Altuğ üretimi” hedefi dillendirilirken, “ambargoların yavaşlatabileceği ama durduramayacağı” bir üretim ekosistemi vurgulandı. Konuşmada “Siz teknolojiden ne anlarsınız diyenlere rağmen bunları başardık” sözleriyle, yerli mühendislik kapasitesine atıf yapıldı.
