Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İmamoğlu’ndan diploma davasında sert savunma: Bu bir kurban yaratma çabasıdır

İBB Başkanı ve CHP Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali istemiyle açılan davanın ilk duruşması Silivri’de görüldü. Mahkeme heyetiyle gerginlik yaşayan İmamoğlu, süreci siyasi bir talimat olarak nitelendirerek diplomasının helal olduğunu savundu.

İBB Başkanı ve CHP Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali

Tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, diplomasının iptaline karşı açtığı davada hakim karşısına çıktı. İstanbul 5. İdare Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen dava, güvenlik ve kapasite gerekçeleriyle Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda görüldü. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de takip ettiği duruşmada salona alkışlarla giren İmamoğlu, yaklaşık bir saat süren savunmasında iddiaları kesin bir dille reddetti.

Belgeler eksiksiz sunuldu

Duruşmanın başlamasıyla söz alan İmamoğlu, amacının sadece bir belgeyi savunmak olmadığını vurguladı. Gençliğinde kurduğu hayatın geriye dönük yok edilmeye çalışıldığını belirten İBB Başkanı, yatay geçiş sürecindeki tüm evrakların eksiksiz olduğunu ifade etti. Ekrem İmamoğlu, “Diplomamı savunmaya gelmedim. Bir gencin devletine güvenerek kurduğu hayatın geriye doğru sökülmek istendiğini anlatmaya geldim” diyerek başladığı savunmasında, başvuru dosyasında transkriptlerin ve kimlik belgelerinin mevcut olduğunun altını çizdi. İmamoğlu, “Hepsi buradadır; açık, resmî ve belgelidir. Pasaportum vardır. Girdiğim sınavların hiçbirinde dersten kalmamışımdır. Dört üzerinden 2,50 not ortalamasıyla başvuru yapmışımdır. Başvuru dilekçemin ekinde, ilgili fakülteye teslim ettiğim belgeler açıkça yer almaktadır. Öğrencinin aldığı dersleri ve akademik durumunu gösteren en temel belge, yani transkript, eksiksiz biçimde dosyaya konulmuştur. Ben de tam olarak bunu yaptım” şeklinde konuştu.

Siyasi talimat vurgusu

Sürecin hukuki bir denetimden ziyade kötü niyetli bir tutum olduğunu savunan İmamoğlu, üniversitenin yıllarca geçerli saydığı diplomasının Cumhurbaşkanı adaylığı gündeme geldikten sonra iptal edilmesine dikkat çekti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın üniversiteye gönderdiği yazıya değinen İmamoğlu, bu durumu ağır bir siyasi müdahale olarak yorumladı. Ekrem İmamoğlu, “Bu, asılsız ithamlarla yürütülen, bir kurban yaratma çabasıdır” diyerek eleştirdiği sürece dair şu ifadeleri kullandı: “Şimdi zurnanın zırt dediği yer geliyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Üniversitesi’ne, 24 Şubat 2025 tarihinde bir resmî yazı gönderiyor. Bu yazı bir uyarı değildir. Bu yazı bir denetim değildir. Bu yazı açıkça tehdittir. Yazıda aynen şu ifade yer alıyor: ‘Bahse konu diplomanın kullanılmaya devam edildiği (Yüksek Seçim Kurulu ve benzeri) bu kapsamda diplomanın dayanak gösterilerek kurulacak iş ve işlemlerin hukuka aykırı olmaması adına gerekli işlemlerin bir an önce yapılması…’”

Mahkeme başkanıyla gerginlik

İmamoğlu savunmasının devamında belgenin geçerliliğini vurgulayarak, “Anamın ak sütü kadar helal bir diplomam. Bu benim diplomam. Ve bugün deniliyor ki: ‘Üniversite geri alacak.’ Hadi oradan! Hadi oradan!” ifadelerini kullandı. Duruşmanın son bölümünde ise usul tartışması yaşandı. Son sözlerini söylemek üzere kürsüye çıkan İmamoğlu’nun salondakilere hitaben konuşması üzerine Mahkeme Başkanı, beyanların heyete dönük yapılması gerektiği uyarısında bulundu. İmamoğlu ise “Neden?” diye sorarak konuşmasını genel hitapla sürdürdü. İmamoğlu son sözlerinde, “Bu dava, ‘Türkiye’de hâlâ bir hukuk devleti var mı yok mu’ sorusunun cevabını verecek davadır. Bu dava, ‘Türkiye hukuk devleti ayakta mı’ sorusunun yargılandığı davadır ve absürtlüğüyle tarihe geçecektir” dedi.

İptal kararı ve tutuklama süreci

Dava süreci, İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu’nun 18 Mart 2025 tarihinde İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 28 kişinin lisans diplomasını iptal etmesiyle başlamıştı. Bu karardan sadece bir gün sonra evinde gözaltına alınan İmamoğlu tutuklanmıştı. İddianamede, yatay geçiş işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve “açık hata” bulunduğu öne sürülmüştü. Öte yandan dava öncesinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararıyla mahkeme heyetinde değişikliğe gidildiği, başkan ve bir üyenin görev yerlerinin değiştirildiği öğrenildi.