İzmir Barosu, AİHM’in Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna ilişkin ikinci ihlal kararının ardından Adalet Bakanlığı’nın yaptığı itirazın reddedilmesini değerlendirdi. Açıklamada, AİHM kararıyla Demirtaş’a yönelik hak ihlali ve tahliye kararının kesinleştiği hatırlatıldı.
Baro, Demirtaş’ın 2016 yılından bu yana süren tutukluluğunun artık bir tedbir olmaktan çıkıp cezalandırma aracına dönüştüğünü belirtti. Açıklamada, “Demirtaş’ın tutukluluğu, AİHM kararıyla bir kez daha cezalandırmanın bir aracı haline geldiği gerçeğini gözler önüne sermiştir” ifadeleri kullanıldı.
“Anayasa ve yasalar yok sayılıyor”
İzmir Barosu, Türkiye’de hukuk devletinin temelinin sarsıldığına dikkat çekerek, “Ne yazık ki Anayasa’nın ve yasaların yok sayılması, insan haklarının sistematik şekilde ihlali bizi hukuk devleti olmaktan uzaklaştırmıştır” ifadesine yer verdi.
Baro, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca hukuka aykırı tutuklama kararının kaldırılması ve Demirtaş’ın derhal tahliye edilmesi gerektiğini vurguladı.
“Hukukun üstünlüğü için mücadelemiz sürecek”
Açıklamada, AİHM kararının uygulanmasının yalnızca bireysel bir hak ihlalinin giderilmesiyle sınırlı olmadığı, aynı zamanda Türkiye’nin yeniden hukuk devleti ilkelerine dönmesi açısından da kritik önemde olduğu belirtildi.
İzmir Barosu, “Bu kararın uygulanması gerek insan haklarının korunması gerekse Türkiye’nin hukuk devleti olabilmesi açısından önemli bir adım olacaktır” diyerek, hukukun üstünlüğü için mücadelelerine devam edecekleri mesajını kamuoyuyla paylaştı.
