Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Silivri Cezaevi’nde kaldığı dönemde Gezi Davası’ndan hüküm giyen iş insanı Osman Kavala ile birçok kez karşılaştığını anlattı. Özdağ, o zamana kadar Kavala davasına pek ilgi duymadığını ancak dosyayı okuduktan sonra büyük bir dehşete kapıldığını ifade etti. Sözcü TV’de katıldığı programda konuya ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Özdağ, “Bu ülkenin her bir yurttaşı adil yargılanmalı. Osman Kavala’da bunu görmüyoruz. Altı seneden beri içeride ve çıkabilir. Bu hukuki bir şey değil, bu siyasi bir şey” diyerek, yargı sürecinin bağımsızlığından uzak olduğunu savundu.
Yeni anayasa tartışmaları: İnandırıcılık sorunu
Türkiye’nin gündemindeki “yeni anayasa” tartışmalarına da değinen Ümit Özdağ, mevcut anayasanın muhalefetin haklarını güvence altına almadığı ve yasal hakları askıya aldığı bir ortamda yeni bir anayasa yapmanın inandırıcı olmadığını belirtti. Özdağ, “Mevcut anayasa haklarımızı muhalefetin haklarını vermeyip, kullandırmayıp, yasal hakları askıya alıp, ondan sonra yeni anayasa yapıp daha demokratik olsun demek hiç inandırıcı değil” ifadelerini kullandı. Bu değerlendirme, iktidarın anayasa değişikliği çağrılarına yönelik muhalefet cephesinden gelen genel eleştirileri yansıttı.
Çözüm sürecine ilişkin katı duruş
Zafer Partisi lideri, geçmişte yaşanan “çözüm süreci”ne yönelik eleştirel bakış açısını sürdürdü. PKK terör örgütüne güvenilmemesi gerektiğini ifade eden Özdağ, örgütün Türkiye tarafından mağlup edildiğini kabul etmeden hiçbir şekilde muhatap alınmaması gerektiğini vurguladı. AK Parti’nin, Milliyetçi Hareket Partisi ile yakınlaşarak ve Fethullahçı Terör Örgütü’nü (FETÖ) tasfiye ederek, kendi seçmen tabanına daha uygun bir milliyetçi muhafazakar zemine oturduğunu savunan Özdağ, bu süreçte iki ana hedef olarak FETÖ ve PKK’nın belirlendiğini söyledi. Özdağ, “Şimdi siz 10 sene bunun propagandasını yaptıktan sonra on birinci sene, ‘PKK ile oturalım’ derseniz seçmeniniz buna ‘tamam olur’ demez. Demiyor da zaten” diyerek, olası bir yeni çözüm sürecinin seçmen nezdinde kabul görmeyeceğini dile getirdi.
Bahçeli’nin “Önder” ifadesi ve kişisel bağ
Devlet Bahçeli’nin kendisi için kullandığı “önder” ifadesi üzerine de konuşan Ümit Özdağ, ilk duyduğunda bu duruma bir açıklama getirmeye çalıştığını belirtti. Bahçeli’yi lise yıllarından beri tanıdığını ve abisinin matematik öğretmeni olduğunu, hatta Tandoğan’daki evinde ek matematik dersleri aldığını anlattı. Gazi Üniversitesi’ndeki akademisyenlik yıllarında da Bahçeli’nin odasına gittiği tek hoca olduğunu dile getiren Özdağ, “Gazi Üniversitesi kökenli akademisyenler için Devlet Bahçeli, Devlet Abidir. Ve onun için üzüldüm” sözleriyle kişisel bağını ve bu ifade karşısındaki duygularını paylaştı.
Milliyetçilerin birleşme çağrısı
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun “milliyetçiler birleşsin” çağrısını “çok değerli” bulduğunu ifade eden Özdağ, Türkiye Cumhuriyeti’nin milli, üniter, laik ve kuruluş felsefesi temelinde, geleceğe doğru varlığını güçlenerek, bir hukuk devleti olarak sürdürmesi noktasında bir arada olmanın önemine dikkat çekti. Bu açıklama, muhalefet cephesindeki milliyetçi damarın bir araya gelme potansiyeline işaret eden önemli bir mesaj olarak algılandı.
Can Atalay davası
Osman Kavala davasının yanı sıra, farklı siyasi görüşlere sahip olsalar da Silivri’de tanışma fırsatı bulduğu Can Atalay’ın durumuna da değinen Özdağ, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının hiyerarşik olarak her şeyin üstünde olduğunu vurguladı. Atalay hakkında Yargıtay’ın aleyhte karar aldığı dönemde dışarıda olduğunu ve bu kararı eleştirdiğini belirten Özdağ, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının üstünlüğünün göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.
Zafer Partisi’nin yükselen grafiği ve Özgür Özel performansı
Zafer Partisi’nin anketlerdeki oy oranının yükselişini değerlendiren Ümit Özdağ, rakam vermekten kaçınsa da içeride yapılan araştırmaların partinin iyi bir noktada olduğunu gösterdiğini ifade etti. Bu açıklama, Zafer Partisi’nin seçimlere yönelik iddialı duruşunu pekiştirdi.
CHP’nin içinde bulunduğu durumu da yorumlayan Özdağ, partinin çok ağır bir baskıyla karşı karşıya olduğunu ve bir siyasi partinin yaşayabileceği en zorlu süreçlerden birinden geçtiğini belirtti. Buna rağmen Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in gösterdiği performansı “etkileyici” olarak niteleyen Özdağ, muhalefet liderinin bu zorlu süreçte başarılı bir yönetim sergilediğini dile getirdi.
