Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, parti gündemini meşgul eden 38. Olağan Kurultay’ın iptali istemiyle açılan davaya ilişkin son derece keskin ifadelerle konuştu. Olası bir butlan (hukuki geçersizlik) ya da kayyum atanması kararını asla tanımayacağını ilan eden Özel, bu tür bir girişimin kendisi için “yok hükmünde” olacağını belirtti. Siyasi atmosferde büyük yankı uyandıran bu açıklamaların yanı sıra, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile partinin önceki lideri Kemal Kılıçdaroğlu arasında gerçekleşen görüşmenin detaylarını da kamuoyuyla paylaştı.
Butlan kararı çıkarsa o da butlandır
Gazeteci İsmail Saymaz’ın sorularını yanıtlayan Özgür Özel, yargı sürecine dair kararlı duruşunu sergilerken, delege iradesinin her şeyin üzerinde olduğunu vurguladı. Özel, “Nasıl İBB’ye kayyum kararı çıktı, aslında kayyum niyeti çıktı, biz tanımadık bunu ve gittik iradeye sahip çıktık… Ben delegenin de üyenin de bize oy veren herkesin de iradesine sahip çıkarım. Butlan kararı çıkarsa benim gözümde o da butlandır. Yok hükmündedir” diyerek, olası bir olumsuz karara karşı siyasi ve hukuki mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerinin sinyalini verdi. Bu sözler, partinin seçilmiş organlarının meşruiyetine yönelik her türlü müdahaleye karşı net bir meydan okuma olarak yorumlandı. Siyasette kendisine verilen görevin kutsallığına inandığını belirten Özel, “Size bayrağı teslim ediyorlar. O bayrak sen ölmeden yere düşmez. 19 Mart’ta, 31 Mart’ta bunu yaptık. Verilen emanete sahip çıkmayı bileceksin. Öyle, siyaset güdümlü yargıyla margıyla olmaz” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu-Kılıçdaroğlu görüşmesinin perde arkası
Kamuoyunun merakla takip ettiği Ekrem İmamoğlu ve Kemal Kılıçdaroğlu görüşmesine de açıklık getiren Özgür Özel, sürecin kendi bilgisi ve onayı dahilinde ilerlediğini belirtti. İmamoğlu’nun, butlan tartışmalarının alevlendiği bir dönemde Kılıçdaroğlu ile bir araya gelme talebini kendisine ilettiğini aktaran Özel, bu diyaloğu şu sözlerle anlattı: “Ekrem Bey, bu gelişmelerden sonra bana ‘Kemal Bey’e mektup yazmayı ve kendisini davet etmeyi düşünüyorum. Uygun görür müsünüz?’ dedi. Dedim ki, ‘Elbette görürüm’.” Bu görüşmenin, parti içindeki tartışmalara bir son verme ve birlik mesajı verme amacı taşıdığına dikkat çekti. Özel, kendisinin de Kılıçdaroğlu ile iletişiminin kesintisiz devam ettiğini, evinde ve bürosunda ziyaretlerde bulunduğunu, çeşitli organizasyonlara davet ettiğini ancak Kılıçdaroğlu’nun olağanüstü kongre dışında diğer davetlere katılamadığını ifade etti. Görüşme sonrası İmamoğlu’nun kendisini bilgilendirdiğini ve pazartesi günü yüz yüze bir değerlendirme yapacaklarını da sözlerine ekledi.
Kılıçdaroğlu’ndan beklenen net duruş
Görüşmenin temel motivasyonunun, kurultayın meşruiyetine gölge düşürmeye çalışan iddialara karşı Kemal Kılıçdaroğlu’nun net bir tavır sergilemesi beklentisi olduğunu belirten Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun bu konudaki hassasiyetini dile getirdi. İmamoğlu’nun, kurultayda bizzat Kılıçdaroğlu’nun teklifiyle divan başkanı olduğunu hatırlattığını söyleyen Özel, “Kurultayda hep birlikteydik. Neyin olduğunu ve neyin olmadığını en iyi Kemal Bey biliyor. Kemal Bey’in bu konuya açıklık getirmesi parti açısından önemli diye düşünüyor. Ekrem Bey’in, Kemal Bey’in net ifadelerle bunu söylemesiyle ilgili beklentisi var” diye konuştu. Özel, kurultaya yönelik ortaya atılan MASAK raporu, telefon dağıtımı, döviz bürosu açılması gibi iddiaların tamamının asılsız çıktığını, MASAK raporunun “tertemiz” olduğunu ve diğer tüm suçlamaların yalan olduğunun kanıtlandığını belirtti. Bu sürecin asıl amacının, CHP’yi sürekli bir tartışma sarmalının içinde tutarak yıpratmak olduğunu savundu.
Mesele CHP’yi tartıştırmak için kullanılıyor
Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan kişisel bir beklentisi olmadığını, ancak partinin eski bir genel başkanı olarak kendisine düşen sorumluluğun parti için doğru olanı yapmak olduğunu ifade etti. “Bir beklenti söylemem bana yakışmaz. Yapılması gereken bir şey varsa kendileri takdir edip yapacaklar. Bu partide genel başkanlık yapmış olmanın kendilerine yüklediği sorumluluk, herhangi birimizin beklentisini karşılamak değil, parti için doğru olanı yapmaktır” dedi. 30 Haziran’daki duruşmadan endişe duymadığını, ancak en küçük bir riski dahi ciddiye aldıklarını belirten Özel, CHP’nin Türkiye Cumhuriyeti’nden bile eski, köklü bir parti olduğuna dikkat çekerek, bu tür oyunlara pabuç bırakmayacaklarını vurguladı. İmamoğlu’nun da hem divan başkanı hem de partinin önemli bir figürü olarak bu tartışmalara içeriden bir nokta koyma gayreti içinde olduğunu sözlerine ekledi. Görüşme sonrası yayılan “İmamoğlu, mitingler zayıf kalıyor, destek istedi” gibi spekülasyonların tamamen yalan olduğunu, İmamoğlu’nun avukatı aracılığıyla bu çarpıtmaları yalanlayabileceği mesajını kendisine ilettiğini aktardı.
Suikast iddiasına net yanıt
Özel, geçtiğimiz günlerde trajik bir şekilde hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in ölümüyle ilgili ortaya atılan suikast iddialarını da kesin bir dille yalanladı. Olayın bir ihmaller zinciri sonucu yaşandığını belirten Özel, “Normal yollardan insanın içi almayınca taziyede de birçok kişi bunu ifade etti. Havuzda su bulanıklığı oluyormuş. Kendi mimar, orayı kendi yapmış. Elektrik Mühendisleri Odası’nın raporu var. Raporda ‘Olmaması gereken beş büyük hata var’ dediler. Kimin ihmali varsa ortaya çıksın ama suikast… Yok” diyerek konuya ilişkin spekülasyonlara son noktayı koydu.
