Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Bornova Erzene Mahallesi’nde Evka-3 ile Çiçekliköy arasında uzanan 234 hektarlık alan için hazırlanan imar planlarına yargı cephesinden kritik bir fren geldi. Bornova Belediyesi ve TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi tarafından açılan davada, görevlendirilen bilirkişi heyeti kapsamlı raporunu tamamladı. Bornova Kent Konseyi, DİSK Genel-İş 7 No’lu Şube ve sivil toplum kuruluşlarının da sık sık tepki gösterdiği planlar, heyet tarafından şehircilik ilkelerine ve kamu yararına tamamen aykırı bulundu.
Ekolojik denge ve zeytinlikler tehlike altında
Raporda, yapılaşmaya açılan bölgenin üst ölçekli planlarda orman, tarım arazisi ve “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” statüsünde olduğu vurgulandı. Özellikle bölgedeki zeytinliklerin yalnızca tarımsal bir değer olmadığı; su döngüsü, yeraltı kaynakları ve yaban hayatı için kritik bir ekolojik koridor (tampon bölge) işlevi gördüğü belirtildi. Planların hayata geçmesi halinde bu alanların devasa bir şantiye alanına döneceği ve telafisi güç çevresel zararların doğacağı ifade edildi.
Eğimli araziye yüksek yoğunluklu yapılaşma
Yaklaşık 5 bin kişilik nüfus öngörülen planlarda, arazinin engebeli yapısına rağmen 5 kata kadar (Yençok-Z+5) yapılaşma izni verilmesi bilirkişinin dikkat çektiği bir diğer detay oldu. Heyet, böylesi bir yoğunluğun bölgede çok ciddi kazı ve dolgu çalışmalarını zorunlu kılacağını, bunun da doğal silueti bozarak zemin stabilitesi ve çevresel sürdürülebilirlik açısından büyük riskler yaratacağının altını çizdi.
Mülk sahipleri kimler?
Büyük bir kısmı şahıslara ait olan 322 parsellik planlama alanında; Batıçim, Ergörgülü İnşaat A.Ş. ve GRE İnşaat A.Ş. gibi şirketlerin de önemli mülkiyetleri bulunuyor. Ortaya çıkan bu detaylı raporun ardından, alanın şantiyeye mi döneceği yoksa korunacağı mı sorusunun yanıtı için İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin vereceği nihai karar merakla bekleniyor.
Bilirkişi raporuna yansıyan diğer kritik tespitler
Raporun sonuç bölümünde ve plan incelemelerinde öne çıkan hukuki ve teknik itirazlar şu şekilde sıralandı:
-
Üst Planlarla Çelişki: Planların 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planlarının temel koruma ilkeleriyle açıkça çelişmesi ve kademeli planlama hiyerarşisine uyulmaması.
-
Altyapı Analizi Eksikliği: Getirilen ilave nüfusun yaratacağı sosyal ve teknik donatı (altyapı) ihtiyacının analitik ve bilimsel olarak hesaplanmamış olması.
-
Ulaşım Sorunları: Bölgeden geçmesi planlanan İzmir Kuzeydoğu Çevre Otoyolu güzergahının ve mevcut yollarla bağlantılarının plana entegre edilmemesi.
-
Mezarlık Alanının İptali: Önceki planlarda kamu yatırımı (mezarlık) olarak ayrılan alanların, geçerli ve güçlü bir kamu yararı gerekçesi sunulmadan konut kullanımına dönüştürülmesi.
-
DOP Riski ve Eşitsizlik: Olası bir imar uygulamasında (18. Madde), zeytinlik alanlardan yasal sınırın çok üzerinde Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) kesintisi yapılma riskinin bulunması ve teknik altyapı dağılımının eşitlik ilkesine aykırı olması.
