Osmanlı döneminden 1950’li yıllara kadar kahve kültürünün gölgesinde kalan ancak ulaşım olanaklarının gelişmesiyle milli bir içeceğe dönüşen çay, Türkiye’yi uluslararası arenada zirveye taşıdı. Kişi başına düşen yıllık tüketim miktarlarını inceleyen küresel araştırma raporları, Türk toplumunun çaya olan bağlılığını çarpıcı istatistiklerle ortaya koydu. Yapılan çalışma, çayın Türkiye sınırları içerisinde sadece bir içecek değil, günün her saatine eşlik eden vazgeçilmez bir yaşam biçimi olduğunu kanıtladı.
Zirvedeki yerini korudu
Araştırma sonuçlarına göre listenin en tepesinde yer alan Türkiye, yıllık kişi başı 3,16 kilogramlık tüketimle rakiplerine büyük bir fark attı. Çay kültürüyle bilinen ülkelerden İrlanda, 2,19 kilogramlık tüketimle ikinci sırada yer alırken, Birleşik Krallık 1,94 kilogram ile üçüncü sırada kaldı. Listenin üst sıralarında yer alan diğer ülkeler ise sırasıyla 1,38 kilogramla Rusya, 1,22 kilogramla Fas, 1,01 kilogramla Mısır ve 1 kilogramla Polonya oldu.
Çayın anavatanında tüketim şaşırttı
Raporun en dikkat çekici detaylarından biri, çayın anavatanı olarak kabul edilen Çin ve devasa üretim kapasitesine sahip Hindistan’daki düşük tüketim oranları oldu. Çin’de kişi başı tüketim 0,57 kilogram seviyesinde kalırken, Hindistan’da bu rakamın 0,32 kilogram olduğu ölçüldü. Araştırma ayrıca çay kültürünün zayıf olduğu ülkeleri de gün yüzüne çıkardı. Listenin son sıralarında 0,14 kilogramlık tüketimle Meksika ve İtalya yer alırken, bu ülkeleri 0,15 kilogram ile İspanya ve 0,17 kilogram ile Güney Kore takip etti.
