Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TÜED Başkanından hükümete acil çağrı: Seyyanen zam ve refah payı şart

Türkiye’de sayıları 16 milyonu aşan ve toplumun en kırılgan kesimlerinden birini oluşturan emeklilerin geçim sıkıntısı, her geçen gün daha da derinleşiyor.

Türkiye'de sayıları 16 milyonu aşan ve toplumun en kırılgan kesimlerinden

Hayat pahalılığı ve durdurulamayan enflasyon karşısında eriyen maaşlarıyla ayakta kalma mücadelesi veren milyonların sesi olan Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Genel Başkanı Kazım Ergün, hükümete yönelik kritik bir çağrıda bulundu. Yaptığı yazılı açıklamayla emeklilerin içinde bulunduğu zorlu koşullara dikkat çeken Ergün, temmuz ayında yapılacak zammın kader belirleyici olacağını ancak mevcut formüllerin çözüm üretmekten çok uzak olduğunu vurguladı. Milyonlarca emekli vatandaşın, açlık sınırının dahi çok altında kalan 10 bin liralık en düşük aylıkla yaşamaya mahkum edildiğini belirtti.

Mutfaktaki gerçek TÜİK rakamlarına sığmıyor

Temmuz ayında memur emeklilerinin toplu sözleşme farklarını, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin ise 6 aylık enflasyon oranında zam alacağını hatırlatan Kazım Ergün, bu artışların bir aldatmacadan ibaret olduğunu savundu. Ergün, “Temmuz ayında açıklanacak TÜFE rakamlarıyla belirlenecek emekli zammı, emeklilerimizin geçim mücadelesinde belirleyici rol oynayacak. Ancak ekonomik koşullar ve emeklilerimizin alım gücündeki korkunç erime göz önüne alındığında sadece TÜFE’ye endeksli bir zam yeterli olmayacaktır. TÜİK’in enflasyon rakamları ne yazık ki emeklilerimizin mutfaktaki gerçeğini, pazar tezgâhlarındaki yangını yansıtmaktan fersah fersah uzaktır” diye konuştu. Bu sözler, resmi verilerle vatandaşın hissettiği enflasyon arasındaki derin uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi. Ergün, sadece resmi enflasyona bağlı kalmanın, milyonları daha fazla yoksulluğa itmek anlamına geleceğini belirterek, “Bu nedenle temmuz ayı zammı için sadece TÜFE oranına bağlı kalmak, emeklilerimizi yoksulluğa mahkum etmek anlamına gelecektir” ifadelerini kullandı.

Talebimiz net: Seyyanen zam ve refah payı

Çözümün adresi olarak hükümeti gösteren TÜED Başkanı, taleplerinin son derece açık ve net olduğunu kaydetti. Emeklilerin onurlu bir yaşam sürebilmesi için palyatif çözümler yerine kalıcı ve etkili adımların atılması gerektiğini vurgulayan Ergün, “Hükümetimizden talebimiz nettir. Emeklilerimizin rahat bir nefes alabilmesi için seyyanen zam ve refah payı düzenlemeleri artık bir lütuf değil, kaçınılmaz bir zorunluluktur” dedi. Seyyanen zam talebi, özellikle düşük maaş alan emekliler arasındaki makasın daha fazla açılmasını önlemek ve taban aylıklara anlamlı bir iyileştirme yapmak için en adil yöntem olarak görülüyor. Refah payı ise, ülke ekonomisindeki büyümeden emeklilerin de hak ettiği payı almasını sağlayacak bir mekanizma olarak öne çıkıyor. Bu iki temel talep, emeklilerin sadece enflasyona karşı korunmasını değil, aynı zamanda yaşam standartlarının iyileştirilmesini de hedefliyor.

En düşük aylık asgari ücret olmalı

Kazım Ergün, açıklamalarında sadece zam oranlarına değil, sistemdeki yapısal sorunlara da parmak bastı. En temel taleplerinden birinin, en düşük emekli aylığının, çalışanların yaşam standardını belirleyen asgari ücret seviyesine yükseltilmesi olduğunu yineledi. Bugün itibarıyla 17 bin 2 TL olan asgari ücret ile 10 bin TL olan en düşük emekli aylığı arasındaki 7 bin liralık devasa fark, emeklilerin nasıl bir yoksullukla baş başa bırakıldığının en somut kanıtı olarak duruyor. Ergün, bu adaletsizliğin derhal giderilmesi gerektiğini belirtti. Bir diğer kanayan yara olan ve 2000 yılı sonrası emekli olan milyonlarca vatandaşı mağdur eden intibak sorununun da artık çözüme kavuşturulması gerektiğini söyledi. Aynı prim gününe ve çalışma süresine sahip olmalarına rağmen farklı tarihlerde emekli oldukları için maaşlarında büyük uçurumlar oluşan vatandaşlar için adil bir düzenleme talep etti.

Çalıştıkça düşen maaş adaletsizliği

Mevcut emekli maaşı hesaplama sisteminin yarattığı derin adaletsizliklere de değinen Ergün, sistemin baştan sona revize edilmesi gerektiğini savundu. Ergün, “Emekli maaşlarının hesaplanma yönteminde adaletsizliklere yol açan mevcut sistem revize edilmelidir. Çalışma süresi uzadıkça maaşları düşüren bu model, sosyal güvenliğin temelindeki eşitlik ilkesine tamamen aykırıdır” şeklinde konuştu. Bu durum, daha fazla çalışıp daha çok prim ödeyen vatandaşların, daha düşük emekli aylığı alması gibi akıl almaz bir sonuca yol açıyor ve çalışma hayatını cezalandıran bir yapı oluşturuyor. Emeklilerin sadece maaşlarının düşüklüğü ile değil, aynı zamanda barınma ve ısınma gibi en temel ihtiyaçlarını karşılama konusunda da büyük zorluklar yaşadığını belirten Ergün, acil sosyal desteklerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Ergün, “Emeklilerimizin yaklaşık yüzde 23’ünün kiracı, yüzde 35’inin ise sobalı evde yaşadığı bir ortamda, kira ve yakacak yardımı gibi destekler de acilen hayata geçirilmelidir” diyerek, sorunun çok boyutlu olduğunu ve kapsamlı bir çözüm paketi gerektirdiğini sözlerine ekledi.