İstanbul başsavcılığı, Fatih’in Laleli semtinde faaliyet gösteren bir şirket ve ilişkili şahıslar hakkında terörizmin finansmanının önlenmesi, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, tefecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi suçlamalarla soruşturma başlattı. Dosyada ayrıca 6493 sayılı Kanun’un 28’inci maddesine muhalefet iddiası yer aldı ve karmaşık finansal işlemler mercek altına alındı.
Hayali işlem ağı
Şüphelilerin, yasa dışı yollarla temin ettikleri yabancı banka kartlarını POS cihazlarında gerçekte gerçekleşmeyen alışverişler için kullanarak “hayali işlem” ürettikleri belirlendi. Bu yöntemle çeşitli ödeme sistemleri üzerinden, başta Libya olmak üzere farklı ülkelerle para transferlerini tekelleştirdikleri ve kayıt dışı bir finans akışı yarattıkları saptandı.
İşlem hacmi ve suç geliri
Yapılan incelemelerde şebekenin 47 milyar lirayı aşan bir işlem hacmine ulaştığı tespit edildi. Bu işlemlerden alınan komisyonlar yoluyla en az 1 milyar 300 milyon liralık suç geliri elde edildiği, paranın izinin şirket hesapları ve aracı kişiler üzerinden sürüldüğü aktarıldı.
Raporlar ve deliller
Soruşturma, MASAK ve BDDK raporları ile gizli tanık beyanları ve dijital delillerle desteklendi. Mali analizler, POS hareketleri, kart verileri ve şirket kayıtları üzerinden çapraz doğrulama yapılarak ağın işleyişi ayrıntılandırıldı.
Gözaltılar ve el koymalar
Soruşturma kapsamında 60 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi ve eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Tedbirler çerçevesinde 255 taşınmaz, 60 araç, 24 şirket ortaklık payı ile banka hesapları ve kripto varlıklarına el konularak şüpheli malvarlığı akışlarının dondurulması sağlandı.
