Rusya Federal Bilgi Teknolojileri ve Kitle İletişim Denetleme Kurumu (Roskomnadzor), Snapchat’e getirilen erişim engelini, platformun “ülke içinde terörist eylemler düzenlemek ve failleri işe almak için kullanıldığı” iddiasıyla duyurdu. Kurum, güvenlik birimlerinin tespitlerine dayanarak, uygulama üzerinden dolandırıcılık ve diğer suçların da işlendiğini öne sürdü.
Açıklamalara göre Snapchat, fiilen ekim ayından bu yana Rusya’da kademeli olarak erişim sorunları yaşıyordu ve bu kısıtlamalar 10 Ekim itibarıyla resmen engelleme düzeyine taşındı. Karar, Rus makamlarının “aşırılıkçı” ya da “terörist” faaliyetlerle ilişkilendirdiği dijital platformları tamamen kapatma eğiliminin son halkası olarak değerlendiriliyor.
FaceTime da engellendi
Roskomnadzor, Snapchat’le birlikte Apple’ın görüntülü görüşme uygulaması FaceTime’a da aynı gerekçelerle erişim engeli getirildiğini açıkladı. Yetkililer, FaceTime’ın da “ülkede terör faaliyetlerini koordine etmek, failleri işe almak ve vatandaşlara karşı dolandırıcılık gibi suçlarda kullanıldığı” iddiasını öne sürdü.
Rusya’da son dönemde alınan bu kararlar, özellikle şifreli ya da görece denetimi zor iletişim kanallarını hedef alan daha geniş kapsamlı bir çevrim içi kontrol politikasının parçası olarak görülüyor. Uzmanlar, bu kısıtlamaların siyasi ve güvenlik gerekçelerinin yanı sıra, kullanıcı trafiğini devlet kontrolündeki ya da yerel platformlara yönlendirme hedefi taşıdığına dikkat çekiyor.
Yasaklı platformların listesi büyüyor
Rusya’da Snapchat ve FaceTime’dan önce de Facebook, X (eski Twitter), TikTok, YouTube ve Instagram gibi küresel sosyal medya platformlarına farklı dönemlerde erişim engeli getirilmişti. Son kararla birlikte oyun ve gençlik platformları arasında yer alan Roblox da “aşırılıkçı ve terör propagandası” iddialarıyla yasaklı hizmetler listesine eklendi.
Bu engellemeler, Rusya’nın internet ve sosyal medya üzerindeki düzenleyici baskısını her geçen yıl artırdığını ve özellikle Batılı teknoloji şirketlerine ait servislerin hedefte olduğunu ortaya koyuyor. İnsan hakları savunucuları ve ifade özgürlüğü örgütleri, bu tür yasakların güvenlik gerekçesinin ötesine geçerek bilgiye erişimi ve haberleşme özgürlüğünü ciddi biçimde sınırladığı uyarısında bulunuyor.
