İzmir’de sular durulmuyor. Henüz Haziran başında büyük bir grevin eşiğinden dönen İzmir Büyükşehir Belediyesi (İZBB), bu kez de farklı şirketlerde planlanan yeni kitlesel işten çıkarmalarla çalkalanıyor. Kentte büyük bir tedirginliğe yol açan ve bin’e yakın çalışanı kapsayacağı belirtilen tasfiye hamlesiyle ilgili eleştirilerin odağındaki isim olan Başkan Cemil Tugay, yaptığı açıklamalarla ateşi daha da alevlendirdi. Tugay, kamuoyunda büyük tepki çeken işten çıkarma kararını savunurken, sürecin arkasında bir rasyonalite olduğunu belirterek, “Bunun bir adaleti var, bir mantığı var” ifadelerini kullandı. Bu sözler, belediye koridorlarında ve işçi sendikalarında soğuk duş etkisi yaratırken, Tugay’ın hem mevcut çalışanlara hem de yeni işe alım sürecine yönelik getirdiği yeni kriterler, belediyede yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlandı.
Grev bitti gerilim bitmedi: Anlaşmanın mürekkebi kurumadan yeni kriz
İzmir’de tansiyon, 29 Mayıs’ta İZENERJİ, İZELMAN ve EGEŞEHİR A.Ş. gibi belediyenin en büyük şirketlerinde çalışan binlerce işçinin greve başlamasıyla zirveye tırmanmıştı. Kentin ana hizmet damarlarını etkileyen grev, 4 Haziran’da belediye yönetimi ile sendikalar arasında varılan anlaşmayla son bulmuş, İzmirliler derin bir nefes almıştı. Ancak bu rahatlama oldukça kısa sürdü. Anlaşmanın üzerinden sadece bir hafta geçmişken, bu kez Türkiye Belediyeler ve Genel Hizmetler İşçileri Sendikası’na (Belediye-İş) gönderilen resmi bir yazıyla kriz yeniden patlak verdi. Yazıda, belediyenin diğer önemli şirketleri olan İZDOĞA, İZULAŞ ve İZBETON’dan toplamda bin’e yakın çalışanın daha iş akdinin feshedileceği bildirildi. Bu gelişme, grev anlaşmasıyla oluşan kırılgan barış ortamını dinamitleyerek, belediye ile sendikalar arasındaki gerilimi yeniden en üst seviyeye taşıdı. Tugay, daha önce sendikaya “Eylüldeki maaş artışını durdurun, toplu işten çıkarmayı düşünmeyelim” teklifinde bulunmuş ancak bu teklif kabul görmemişti.
Tugay’dan çok tartışılacak sözler: İşten çıkarmaların bir mantığı var
Başkan Cemil Tugay, günlerdir süren sessizliğini bozarak yaptığı açıklamada, işten çıkarma kararının keyfi olmadığını, belirli bir gerekçeye dayandığını savundu. Eleştirilere yanıt veren Tugay’ın, “Çalışan, başarılı işler yapan, kurumun istediği performansı gösteren insanlara biz şeyimiz yok yani. Öyle onlara dokunma gibi bir niyetimiz yok. Ama onun bir adaleti var, bir mantığı var” şeklindeki sözleri, sürecin arkasındaki felsefeyi ortaya koydu. Tugay, bu ifadelerle performans ve verimliliği önceliklendiren bir yönetim anlayışını benimsediğinin altını çizerken, aynı zamanda kapının önüne konulacak personelin “verimsiz” olduğu imasında bulunmuş oldu. Bu savunma, işten çıkarılacak personelin hangi kriterlere göre belirlendiği ve “adalet” ile “mantık” kavramlarının nasıl tanımlandığı sorularını da beraberinde getirdi.
Büyük çelişki: 1000 kişi işten çıkarılırken 144 yeni işçi ilanı
Belediyenin bir yandan “kaynak yetersizliği” ve “personel fazlası” gibi gerekçelerle kitlesel işten çıkarma yaptığı, diğer yandan ise İZENERJİ şirketine 144 yeni taşeron işçi almak için ilana çıkması, kamuoyunda “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?” yorumlarına neden oldu. ANKA Haber Ajansı’nın gündeme getirdiği bu çelişki, Başkan Tugay’a soruldu. Tugay, bu durumu, belediyenin sahadaki aktif personel ihtiyacıyla açıkladı. Emekli olan veya işten ayrılan saha işçilerinin yerine yeni personel alımının zorunlu olduğunu belirten Tugay, “Belediyeler her zaman sahada, temizlik işinde, park bahçe bakımında, ilaçlamada, yol tamirleri gibi işlerde sahada çalışacak aktif insanlara ihtiyaç duyar. Bu işlerin aksamasının bir nedeni oradaki personelin eksikliği ya da liyakatli parçaların eksikliğidir” diyerek yeni alımların saha operasyonlarını güçlendirmek için yapıldığını ifade etti.
‘Araya birilerini sokup masa başına geçiyorlar’: Tugay’dan ağır iddia
Başkan Tugay, yeni işçi alımının neden “geçici” statüde yapıldığını açıklarken, belediye içinde geçmişten gelen ve kangrene dönüştüğünü iddia ettiği bir soruna dikkat çekti. Bu iddia, mevcut ve geçmişteki personel politikalarına yönelik ağır bir eleştiri niteliğindeydi. Tugay, durumu şu sözlerle anlattı: “Burada şöyle bir şey oldu; daha önceki yıllarda sahada çalışmak üzere personel alındıktan kısa süre sonra bürolara geçirildiğini gördük. Yani temizlikte, park bahçede, ilaçlamada, yol tamirinde çalışacağım diye başlayan bazı arkadaşlarımız birkaç ay içerisinde rahatsızlıklarını gerekçe göstererek ya da başka nedenlerle araya birilerini sokarak açıkçası o şekilde bürolara, daha hafif işlere geçiyor. Böyle bir alışkanlık oluşmuş.” Tugay’ın bu sözleri, liyakatsizliğin ve kayırmacılığın belediye içinde bir sistem haline geldiğini ve kendisinin bu sistemi kırmak için harekete geçtiğini ima ediyordu.
Yeni dönem: ‘Geçici işçi’ modeliyle deneme süresi başlıyor
Başkan Tugay, “torpille masa başına geçme” alışkanlığının önüne geçmek için yeni bir istihdam modeli geliştirdiklerini duyurdu. İşe alınacak 144 yeni personelin neden kalıcı değil de “geçici” statüde olacağını bu modelle açıkladı. Tugay, “Bunu yaşamamak için ilk başlangıcında altı ay hatta 11 ay kadar bir süre var. Bu süre içerisinde geçici statüde çalışsın, denemiş olalım. Eğer istediğimiz verimi alamazsak, performansı alamazsak arkadaşımıza çalışma süresini uzatmayalım diye bir önlem olarak bu uygulamayı başlattık” dedi. Bu yeni modele göre, işe alınan personel bir deneme süresine tabi tutulacak. Bu sürenin sonunda beklenen performansı gösteren ve liyakatini kanıtlayan çalışanların sözleşmeleri kalıcı hale getirilecek. Bu uygulama, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin insan kaynakları politikasında köklü bir değişikliğe gidildiğinin ve işe alımlarda performansın artık en temel kriter olacağının en net işareti olarak kayıtlara geçti.
