İçişleri Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında, belediyenin sosyal yardım ve özellikle çorba ikramı faaliyetleri de dosyaya giren kapsamlı bir soruşturma için izin verdi. Ankara’da ABB her sabah 5 bin 100 kap sıcak çorbayı vatandaşlara ulaştırırken, soruşturma izninin bu hizmetin de dahil edildiği bir dosya üzerinden verilmesi muhalefetin sert tepkisine yol açtı.
Yavaş yönetimindeki ABB, çorbanın yanı sıra engelli ve yaşlı yurttaşlara, evden çıkamayanlara ve üniversite öğrencilerine günlük sıcak yemek desteği sağlıyor; belediyenin mali ve sosyal yardımlarından toplam 1,5 milyon kişinin yararlandığı belirtiliyor.
Yıllardır çorba dağıtan AKP’li belediyelere dokunulmadı
Trabzon, Sakarya, Çorum, Samsun, Kocaeli ve Gaziantep gibi AKP’li büyükşehir ve il belediyeleri, uzun süredir benzer biçimde ücretsiz çorba ikramı yaparken, bu uygulamalarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da izin kararı gündeme gelmedi. Muhalefet, Yavaş hakkında verilen izinle iktidar belediyelerine yönelik sessizlik arasındaki farkı “siyasi saik” olarak nitelendiriyor.
CHP kaynakları, özellikle 2024 yerel seçimlerinden sonra muhalefet belediyelerine yönelik art arda gelen soruşturmaların, iktidarın yerel yönetimlerde kaybettiği gücü yargı ve idari mekanizmalarla telafi etmeye dönük olduğunu savunuyor.
Özel: “Yavaş’ın suçu Erdoğan’ı yenmek”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Zonguldak mitinginde “çorba soruşturması”na sert tepki göstererek, “Gökçek’in yandaşa yedirdiği paralarla üniversite öğrencisine çorba ikram etti diye Mansur Başkan’a sataşanlara, şunu söylüyoruz: Mansur Başkan’ın suçu, Erdoğan’ı yenmek” dedi. Özel, 19 Mart sonrası ODTÜ’lü öğrencilere yağmur altında çorba ve battaniye gönderilmesinin “suç” haline getirildiğini söyleyip, “İmamoğlu’nun da Mansur Yavaş’ın da suçu Erdoğan’ı yenme suçu.” ifadelerini kullandı.
Özel’in sözleri, özellikle genç seçmen ve üniversite öğrencileri arasında geniş yankı bulurken, sosyal medyada “AKP çorbası masum, Yavaş çorbası suç” yorumları öne çıktı. Muhalefet, soruşturmanın yalnızca bir sosyal yardım hizmetini değil, 31 Mart’ta elde edilen siyasi başarıyı da hedef aldığını öne sürüyor.
Gökçek dönemindeki dosyalar ve ‘seçici yargı’ eleştirisi
Yavaş’ın soruşturma dosyası genişlerken, ABB’nin eski başkanı Melih Gökçek dönemine ilişkin yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları bir kez daha gündeme taşındı. Mansur Yavaş yönetimi, göreve geldikten sonra Gökçek dönemine ait kamu zararının toplamda on milyarlarca lirayı bulduğunu belirten 97 ayrı suç duyurusu hazırladıklarını, ancak bu dosyaların önemli bir kısmında somut ilerleme kaydedilmediğini hatırlatıyor.
Ankapark başta olmak üzere birçok projeyle ilgili soruşturmalarda ağır ilerleme ve takipsizlik kararları, muhalefet cephesinde “yargının iktidar lehine, muhalefet aleyhine çalıştığı” yönündeki görüşü güçlendiriyor. Mansur Yavaş da daha önce yaptığı açıklamalarda, Gökçek’i “Ankara’nın en büyük israf ve yolsuzluk sembolü” olarak nitelendirip, açılan dosyaların sürüncemede bırakılmasına tepki göstermişti.
Yavaş Danıştay’a gidiyor, detaylı açıklama geliyor
Mansur Yavaş, hem konser harcamalarına ilişkin dosya hem de çorba dağıtımı gibi sosyal hizmetlerin soruşturma kapsamına alınması üzerine, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni kararını Danıştay’a taşıyacağını duyurdu. Yavaş’ın, bugün yapacağı detaylı açıklamada hem Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi hem de bakanlığın izin sürecine ilişkin belgeleri kamuoyuyla paylaşması bekleniyor.
ABB cephesi, dosyalardaki iddiaların büyük bölümünün önceki yönetim dönemine ilişkin olduğunu, bugün yargılanan ve tutuklanan kişilerin neredeyse tamamının eski yönetim kadrolarından oluştuğunu vurguluyor. Yavaş’ın ekibi, soruşturma sürecini “şeffaflık sınavı” olarak gördüklerini, hem Danıştay hem de ceza yargılamasında bütün verileri ortaya koyacaklarını belirtiyor.
