Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilimler ve devam eden çatışmalar, İngiltere’de akaryakıt fiyatlarını son on sekiz ayın en yüksek seviyesine taşıdı. Artan petrol fiyatlarının doğrudan pompa fiyatlarına ve dolayısıyla tüketiciye yansıması, ülkede enflasyonist baskıların yeniden alevlenmesi endişesini beraberinde getirdi.
Fiyatlarda tarihi sıçrama yaşandı
Hükümet tarafından açıklanan resmi verilere göre, akaryakıt fiyatlarında iki bin yirmi iki yılındaki enerji krizinden bu yana görülen en büyük haftalık artış yaşandı. Pazartesi günü benzinin litre fiyatı bir önceki haftaya kıyasla dört virgül altı peni artarak ortalama yüz kırk virgül yirmi sekiz peniye yükseldi. Bu seviye, ağustos ayından bu yana görülen en yüksek fiyat oldu. Dizel fiyatı ise yaklaşık on peni artışla litre başına yüz elli sekiz virgül yetmiş sekiz peniye çıkarak iki bin yirmi üç sonlarından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Brent petrol yüz doları aştı
Fiyatlardaki bu dramatik yükselişin temelinde, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ile yaşadığı gerilimin yattığı belirtiliyor. Brent petrolün varil fiyatının yüz dolar barajını aşması ve İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari geçişleri aksatması, küresel enerji piyasalarında tedarik maliyetlerinin hızla artmasına zemin hazırladı. Yaşanan bu küresel gelişmeler, İngiltere iç pazarında akaryakıt fiyatları üzerinden doğrudan vatandaşa yansıyor.
Hükümetten perakendecilere sert uyarı
İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves, akaryakıt sektöründeki bu hareketlilik üzerine petrol perakendecileri ve enerji tedarikçilerine fiyat artışları konusunda temkinli olmaları çağrısı yaptı. Rekabet kurumunu haksız fiyat artışlarına karşı yüksek alarmda olmaya davet eden Reeves, diğer yandan eylül ayında yürürlüğe girmesi planlanan akaryakıt vergisi artışının iptal edilmesi yönünde kamuoyundan gelen yoğun baskılarla da karşı karşıya kalmış durumda.
