İzmir’in tatil cenneti Foça, dün öğle saatlerinde yükselen dumanlarla kabusu yaşadı. Yeniköy Mahallesi kırsalında, saat 12.21 sularında başlayan orman yangını, bölgenin kuru bitki örtüsü ve şiddetli rüzgarın etkisiyle adeta bir canavara dönüşerek hızla yayıldı. Masmavi denizi ve yeşil doğasıyla bilinen bölge, kısa sürede gri bir duman bulutunun ve alevlerin esiri oldu. Yangının ilk ihbarının alınmasıyla birlikte bölgeye adeta bir seferberlik ruhuyla müdahale edildi. Ancak coğrafi koşulların zorluğu ve rüzgarın sürekli yön değiştirmesi, ekiplerin işini oldukça zorlaştırdı. Yangın, sadece ormanlık alanı değil, yerleşim yerlerini de tehdit ederek bölge halkına korku dolu anlar yaşattı.
Havadan ve karadan dev operasyon başlatıldı
Yangın ihbarının alınmasından sadece 14 dakika sonra, saat 12.35’te ilk müdahalenin yapılması, ekiplerin ne denli hazırlıklı olduğunun bir göstergesiydi. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü koordinesinde başlayan söndürme çalışmaları, tam anlamıyla bir hava ve kara operasyonuna dönüştü. Gökyüzü, alevlerin üzerine tonlarca su bırakan 4 uçak ve 9 helikopterin sorti sesleriyle yankılandı. Özellikle sarp ve ulaşılması güç arazilere yapılan hava müdahalesi, yangının daha fazla yayılmasını önlemede kritik bir rol oynadı. Karada ise İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, ilçe belediyelerine bağlı ekipler ve Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait 28 arazöz, 7 su ikmal aracı ve 5 dozerden oluşan dev bir filo, alevlerle göğüs göğüse bir mücadele yürüttü. Ekipler, bir yandan yanan alanları söndürmeye çalışırken diğer yandan alevlerin yerleşim yerlerine ve stratejik noktalara ulaşmasını engellemek için adeta etten bir duvar ördü.
Alevler yerleşim yerlerinin kapısına dayandı
Rüzgarın acımasızca körüklediği alevler, Yeniköy’den sonra yönünü Gerenköy Mahallesi’ne çevirdi. Yangının yerleşim alanına bu denli yaklaşması, bölgedeki paniği en üst seviyeye çıkardı. Mahallenin girişindeki bazı evlerin bahçelerine kadar ulaşan alevler, korku dolu anların yaşanmasına neden oldu. Jandarma ve belediye ekipleri, tedbir amacıyla tehdit altındaki bazı evleri tahliye ederken, itfaiye erleri alevlerin evlere sıçramaması için cansiperane bir çaba gösterdi. Mahalle sakinleri, evlerinin ve sevdiklerinin güvenliği için endişeyle beklerken, gökyüzünü kaplayan yoğun duman nefes almayı dahi zorlaştırıyordu. Ekiplerin zamanında ve etkili müdahalesi sayesinde alevlerin mahallenin iç kesimlerine ilerlemesi engellendi ve olası bir facianın eşiğinden dönüldü. Ancak yangının yaklaşık 4 kilometrelik bir çapta etkili olması, felaketin boyutunu gözler önüne serdi.
Felaketin nedeni bir ihmal: Kaynak makinesi kıvılcımı
Saatler süren mücadelenin ve yaşanan büyük paniğin ardından ortaya çıkan gerçek, öfkeyi ve üzüntüyü bir kat daha artırdı. Devasa bir ormanlık alanı küle çeviren ve yüzlerce canlıya mezar olan yangının bir kundaklama ya da doğal bir sebepten değil, basit bir ihmal sonucu çıktığı anlaşıldı. Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, yaptığı açıklamada yangının bir hobi bahçesi inşaatı sırasında kullanılan kaynak makinesinden sıçrayan bir kıvılcım nedeniyle başladığını duyurdu. Başkan Fıçı, “Çok üzgünüm. Bunu hak etmiyoruz. Yaklaşık 10 gün içerisinde 6 adet yangınla mücadele edildi. Lütfen biraz duyarlı olalım. Her şeye dikkat etmemiz gerekiyor çünkü iklim çok sıcak,” sözleriyle isyanını dile getirdi. Bu acı gerçek, bir anlık dikkatsizliğin ne denli büyük ve geri döndürülemez felaketlere yol açabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Başkan Tugay’dan sert uyarı: ‘Bu bir katliam’
Yangın haberini alır almaz bölgeye intikal eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, söndürme çalışmalarını yerinde inceledi ve yetkililerden bilgi aldı. Gördüğü manzara karşısında üzüntüsünü ve öfkesini gizleyemeyen Başkan Tugay, son derece sert ifadelerle vatandaşlara uyarılarda bulundu. Yangının bir ihmalden kaynaklandığını teyit eden Tugay, “Bu bir katliam. Ben insanların bunu bilerek yaptığını söylemiyorum ama bilmeden oldu demenin de bir anlamı yok. Bu zarara hiç kimsenin neden olma hakkı yok. Hakikaten isyan ediyoruz artık,” dedi. Vatandaşlara “Allah aşkına çok rica ediyoruz” diyerek seslenen Cemil Tugay, “Piknik yapmayı bıraksınlar. Yanan sigarayı sağa sola atmasınlar. Rüzgarlı havalarda lütfen ateşli her türlü şeyi ormanlardan, doğadan uzak tutun. Bu ağaçlar, bu bitkiler, bu doğa bizim canımız. Bunlar yok olduğu zaman yerine uzun yıllar yenisi gelmiyor,” ifadelerini kullanarak herkesi sorumluluğa davet etti. Tugay, yangının büyük ölçüde kontrol altına alındığını ancak rüzgar nedeniyle riskin devam ettiğini belirterek ekiplerin teyakkuz halinde olduğunu da sözlerine ekledi.
İklim krizi ve insan faktörü: Yangınlar neden artıyor?
Foça’da yaşanan bu son yangın, Ege Bölgesi’nin yaz aylarındaki en büyük kabusu olan orman yangınları gerçeğini bir kez daha acı bir şekilde hatırlattı. Uzmanlar, iklim krizinin tetiklediği aşırı sıcak hava dalgaları, artan kuraklık ve düşen nem oranlarının ormanları adeta birer barut fıçısına çevirdiği konusunda hemfikir. Bu elverişli koşullar, en ufak bir kıvılcımın dahi kısa sürede kontrol edilemez bir afete dönüşmesine zemin hazırlıyor. Ancak tablonun en acı tarafı, Türkiye’deki orman yangınlarının yüzde 90’ından fazlasının insan kaynaklı olması. Anız yakma, temizlik amacıyla ateş yakma, söndürülmeden atılan sigara izmaritleri ve piknik ateşleri gibi ihmaller veya kasıtlı olarak çıkarılan kundaklama olayları, her yıl binlerce hektar ormanın ve içindeki ekosistemin yok olmasına neden oluyor. Foça’daki yangının da bir kaynak makinesi gibi tamamen insan ihmali sonucu çıkması, bu tehlikeli denklemin en somut örneğini oluşturuyor. Bu felaketler, sadece doğayı değil, aynı zamanda milli serveti de yok ederken, önleyici tedbirlerin artırılması ve toplumsal bilincin en üst seviyeye çıkarılmasının ne denli hayati olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
