Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Özel’den dev markalara boykot resti

Siyasette tansiyon zirveye tırmandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Avcılar mitinginde yaptığı konuşmayla Türkiye’nin en büyük medya ve perakende gruplarını hedef alan geniş çaplı bir boykot çağrısı başlattı. Doğuş Grubu’ndan TGRT’ye, Nusret’ten D&R’a kadar birçok dev markanın isminin geçtiği “kara liste”, siyasi mücadelenin ekonomik bir zemine kaydığının en net işareti oldu. Tutuklu belediye başkanlarını savunan Özel, bu adımı “haksızlığa karşı bir direniş” olarak nitelendirdi.

Siyasette tansiyon zirveye tırmandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Avcılar

Siyasi arena, son yılların en sert ve en kapsamlı ekonomik hamlelerinden birine sahne oluyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İstanbul Avcılar’da düzenlediği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde, Türkiye’nin önde gelen holding ve şirketlerine karşı topyekûn bir boykot çağrısı yaparak gündemi sarstı. Tutuklu belediye başkanları için düzenlenen mitingde kürsüye çıkan Özel, eleştirilerinin dozunu artırarak siyasi mücadeleyi farklı bir boyuta taşıdı ve destekçilerini, aralarında medya devleri, otomotiv distribütörleri ve popüler restoran zincirlerinin de bulunduğu onlarca markanın ürün ve hizmetlerini kullanmamaya davet etti. Bu çıkış, siyasi gerilimin artık sadece meydanlarda değil, aynı zamanda cüzdanlar üzerinden de yürütüleceği yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlandı.

Özel’in hedef listesi, Türkiye’nin ticari hayatında önemli yer tutan kuruluşları içermesiyle dikkat çekti. Konuşmasında, “Almanya’dan bunların bayisi oldukları, Wolkswagen, Skoda, Audi’yi belediyelerimize sokmuyoruz,” diyerek Doğuş Grubu’nu doğrudan hedef alan CHP lideri, grubun medya ayağını da es geçmedi. NTV ve Star gibi kanalların izlenmemesi gerektiğini vurgulayan Özel’in listesi, yeme-içme sektörünün ünlü markalarıyla devam etti. “Nusret’e gitmiyoruz. Günaydın restoranlarının önünden bile geçmiyoruz. Mezzaluna diye bir restoranları var, bunlara para kazandırmıyoruz,” sözleriyle Ferit Şahenk’e ait markaları boykot listesine ekledi. Bu çağrı, siyasi kutuplaşmanın tüketici davranışlarını nasıl şekillendirebileceğine dair önemli bir örnek teşkil etti.

Siyasi tutuklamalar boykot ateşini fitilledi

Özgür Özel’in bu radikal boykot kararının arkasındaki temel motivasyon, partisinin belediye başkanlarına yönelik adli süreçler ve tutuklamalar. Özellikle İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu davası ve son olarak Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın tutuklanması, bardağı taşıran son damla oldu. Özel, kürsüden yaptığı konuşmada bu tutuklamaların siyasi olduğunu ve hukuki bir temele dayanmadığını defalarca vurguladı. Ona göre, bu markalara yönelik ekonomik yaptırım, iktidarın yargı üzerindeki etkisine ve muhalif belediyelere yönelik baskılarına karşı sivil ve demokratik bir tepki niteliği taşıyor.

Özel, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın tutukluluğuna özellikle geniş bir yer ayırdı. Çaykara’nın “evi ve arabası olmayan” mütevazı bir siyasetçi olduğunu belirten Özel, “Olmayan malı aklama suçundan içeride tutuklu tutuyorlar. Eğer Utku bu meseleden tutuklu kalacaksa AKP’li siyasetçiler ömür boyu hapis yatarlar,” diyerek adli süreci sert bir dille eleştirdi. Çaykara’nın tek suçunun, seçim döneminde ilçe başkanlığına tahsis edilen bir seçim arabası olduğunu iddia eden Özel, bu durumun orantısız ve haksız bir tutuklama olduğunu savundu. Bu çerçevede başlatılan boykot, sadece bir markayı değil, o markaların temsil ettiği ve desteklediği iddia edilen siyasi anlayışı hedef alıyor.

Yargı ve MASAK raporu tartışmaların odağında

CHP liderinin eleştirileri sadece belirli şirketlerle sınırlı kalmadı. Yargı mekanizmasının işleyişi ve devlet kurumlarının raporları da hedefteydi. Konuşmasında, tutuklamalara dayanak olarak gösterilen bir MASAK raporuna değinen Özel, “Bugün bir MASAK raporu çıktı. Yapay zekayla yanlış hazırlanmış. Söylediklerinin üçte ikisi yalan satırlarla doldurulmuş,” ifadelerini kullanarak raporun güvenilirliğini sorguladı. Bu iddia, muhalefetin uzun süredir dile getirdiği “yargının siyasallaştığı” ve “devlet kurumlarının muhalefeti baskılamak için kullanıldığı” tezlerini güçlendiren bir argüman olarak öne çıktı.

Özel, iktidara seslenerek “Yol yakınken adalete hukuka dön. Milletin takdirine saygı duy. Yoksa yine pişman olacaksın. Allah affeder mi bilmem ama bu millet affetmeyecek,” diyerek diyalog kapısını aralık bırakırken, adımlarının geri atılmayacağının da sinyalini verdi. Tutuksuz yargılama çağrısını yineleyen Özel, yargılamaların şeffaf bir şekilde ve kamuoyuna açık yapılmasını talep etti. Bu durum, siyasi mücadelenin hukuki ve ekonomik ayaklarının nasıl iç içe geçtiğini gözler önüne seriyor.

Kara listedeki devler: Hangi şirketler neden hedefte?

Özgür Özel’in boykot listesi oldukça çeşitli. Medya, perakende, gıda ve otomotiv gibi farklı sektörlerden birçok büyük oyuncu bu listede yer alıyor. Medya kanadında Doğuş Medya Grubu’na bağlı NTV ve Star, Turkuvaz Medya ve Albayrak Grubu’nun yanı sıra, “CHP’ye sövmeye ant içmiş durumda” diyerek tanımladığı TGRT kanalı da bulunuyor. TGRT’yi İhlas markası üzerinden eleştiren Özel, “Bunlar parayı İhlas markasından kazanıyor. Ürünlerini almıyoruz,” diyerek boykotun kapsamını yayın organından ana holdingin ürünlerine kadar genişletti.

Perakende ve kültür alanında ise Doğuş Grubu’na ait D&R ve onun online platformu Idefix’in de boykot edilmesi çağrısı yapıldı. Bu, boykotun sadece haber alma kanallarını değil, aynı zamanda kültürel tüketim alışkanlıklarını da hedeflediğini gösteriyor. Özel, tüm bu markaların ve boykot detaylarının yer aldığı bir internet sitesinin kurulduğunu da duyurarak, eylemin organize ve uzun soluklu olacağını belirtti. Bu geniş çaplı liste, CHP tabanının ve muhalif seçmenin tüketim gücünü siyasi bir baskı aracına dönüştürme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.