Hakkında yürütülen soruşturmalar sonucu tutuklanan ve İBB Başkanlığı görevinden el çektirilen Ekrem İmamoğlu, cezaevinden gazeteci İsmail Saymaz’a konuşarak hem CHP’nin eski lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na hem de mevcut iktidara yönelik çok sert mesajlar gönderdi. Kılıçdaroğlu’nun parti kurultayına ilişkin davadaki tutumunu ve açıklamalarını “tahammül edilemez” olarak niteleyen İmamoğlu, “Büyük bir ihanete uğrama duygusuyla karşı karşıyayım” ifadelerini kullandı.
“Suç ortağım’ Kemal bey’dir”
İmamoğlu, kendisinin ve yol arkadaşlarının cezaevinde olmasının temel nedeninin siyasi olduğunu vurgularken, 13,5 yıl boyunca birlikte yol yürüdüğü Kemal Kılıçdaroğlu ile olan kader birliğine dikkat çekti. Kendisine yöneltilen suçlamaların en büyük ortağının Kılıçdaroğlu olduğunu belirterek tarihi bir çıkış yaptı.
“Tabii ki CHP’li olduğum, 16 yıldır CHP’ye hizmet ettiğim için hapisteyim, tutsağım ve yargılanmadan cezalandırılıyorum. Ben 13,5 yıl Kemal Bey’le birlikte hizmet ettim partime, genel başkana ve milletimize. 81 ile hizmete koşan nefer oldum. Şunu ilan ediyorum: Suçlanıyorsam, suçum varsa, 13,5 yıl yaptığım hizmetlerden ötürü bana yürütülen bu kuşatmayla hapisteyim. Tutsak isem, hala tereddütsüz demokrasi, adalet, memleket mücadelesi veriyor ve bundan dolayı zalimliklere maruz kalıyorsam, suçlu ilan ediliyorsam, en büyük ‘suç ortağım’ Kemal Bey’dir. Çünkü bu mücadelenin büyük bölümünde birer yol ve kader arkadaşıydık.”
“İçimi yaktı, tarifsiz şekilde kötü hissediyorum”
Kılıçdaroğlu’nun “İzlerim, bakarım, davayı takip ederim” şeklindeki soğuk ve mesafeli tavrının kendisini derinden yaraladığını belirten İmamoğlu, bu sözlerin yol arkadaşlığı ruhuna aykırı olduğunu ifade etti. Son görüşmelerinde çok daha farklı konuştuklarını ve bir anlaşmayla ayrıldıklarını vurguladı.
“Yol arkadaşı, kader arkadaşı, aynı ideallere koşan insanlar birbirlerine öyle “İzlerim, bakarım, beklerim, davayı takip ederim” şeklinde davranamaz. Bu sözler kişiliğime, mertliğime, mücadele azim ve kararlılığıma uymaz. Mevzubahis vatan ise gerisi teferruattır. Ben bunun için yaşadım, yaşamaya devam ediyorum. Bu sözleri kabul etmem, asla etmeyeceğim. Çok içimi yaktı, tarifsiz şekilde kötü hissediyorum. Son görüşmemizde böyle konuşmadık. Böyle bir konuşma aramızda geçmedi ve böyle bir anlaşma ile ayrılmadık. Vicdan ve vefa duygusu bu sözleri kabul etmez. Çünkü başka şeyler konuştuk. 16 yıllık hizmetim üzerinden dertleştik. Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki tüm süreçleri paylaştık, dışarıda söylenenlerin tam tersi konuşma ve kararla ayrıldık.”
Kılıçdaroğlu’na cezaevinden kurultay çağrısı
İmamoğlu, cezaevinde Kılıçdaroğlu ile yaptığı bir buçuk saatlik görüşmenin detaylarını da ilk kez paylaştı. Görüşmede Kılıçdaroğlu’na, parti kurultaylarının temizliğini savunması ve Genel Başkan Özgür Özel ile birlikte hareket ederek yargı müdahalesine karşı durması gerektiğini söylediğini aktardı. Ancak bu talebine karşılık “Mahkeme kararını bekleyelim” yanıtını almasının kendisini büyük bir hayal kırıklığına uğrattığını belirtti.
“Ben (Kılıçdaroğlu ile cezaevindeki yaptığımız) sohbette -ki bir buçuk saat sürdü- kendisine, “Genel Başkanım bizim kurultaylarımız tertemiz değil midir?” diye sordum. “Öyledir” dedi. “O zaman bu sorunu sizin çözmeniz gerekir, bu kötü insanlara dur demeniz ve yargı üzerinden partimize müdahaleye karşı durmanız gerekir” dedim. Bana “Tamam, buluşuruz” deyince “Özgür Bey mi sizi arasın, siz mi ararsınız” diye sordum. “Özgür Bey, beni arayabilir” deyince “Taziye kabulleri bitince Özgür Beyi davet edip sizi aramasını rica edeceğim” dedim. İki genel başkanın biraraya gelmeleri için Mansur Bey, Vahap Bey ve Engin Bey’i aracı ederek, buluşmayı planlama gayretlerime cevaben, “Mahkeme kararını bekleyelim, ona göre Özgür Bey ile oturup konuşuruz” ifadesinin beni çok büyük hayal kırıklığına uğrattığını, dört duvar arasında içimi yaktığını ifade etmek isterim.”
Mutlak butlan heveslilerine: Utançla hatırlanır, lanetlenirsiniz
İmamoğlu, parti içinde mahkeme kararını kullanarak mevcut yönetimi devirme hevesinde olanlara da çok sert bir uyarıda bulundu. Bu yola girenlerin iktidarın koltuk değneği olmaktan öteye geçemeyeceğini ve utançla anılacaklarını söyledi.
“CHP’de ‘mutlak butlan’ı içine sindirecek, kararın gereğini yerine getirme hevesinde olanlar varsa onlara son bir kez hatırlatmak isterim. Siz de bu kararın CHP’nin mahremine müdahale etmek olacağını, tek amacının 50 sene sonra birinci parti olan CHP’yi kudretten düşürmek olduğunu biliyorsunuz. Hepimizin bildiğini ve gördüğünü siz de bilerek ve görerek bu kararı içinize sindirmeye, kararın gereğini yapmaya hazırlanıyorsanız size son sözüm şu olsun: Utançla hatırlanırsınız, lanetlenirsiniz. Tenezzül etmeyin. Ailenize ve çocuklarınıza temiz bir isim bırakmak istiyorsanız girdiğiniz bu yoldan geri dönün. Girdiğiniz yolun sonunda iktidarın koltuk değneği olmaktan başka bir paye yok.”
İktidara net mesaj: Seçimle geldiniz, seçimle gideceksiniz
Sözlerinin sonunda iktidara seslenen İmamoğlu, CHP’nin diz çökmeyeceğini ve dışarıdan müdahalelerle ele geçirilemeyeceğini vurguladı. İktidarın seçimle geldiğini ve yine seçimle gideceğini belirterek, demokratik iradeye saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti.
“İktidarı uyarıyorum: CHP önünüzde diz çökecek, dışarıdan ele geçirilecek bir parti değil. Anlamamışsınız. Kurultayımızın geçersiz sayılması kararı sadece CHP’yi değil, bütün seçmenleri ilgilendiriyor. Çünkü kararın tek bir amacı var: İktidarın önümüzdeki seçimleri kaybetmesinin önüne geçmek. Ama kimse heveslenmesin. Seçmen hükmünü çoktan vermiştir. Türkiye’yi artık bu iktidar yönetmeyecek. Seçimler yapılacak, iktidar değişecek. Bundan dönüş olmayacak.”
