Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İzmir Barosu’ndan AYM kararı için sert tepki: ‘Mahkeme kendi kapısına kilit vurdu’

İzmir Barosu, Anayasa Mahkemesi’nin HSK üyeliği seçimlerine ilişkin TBMM kararına dair iptal davasında verdiği görevsizlik kararını, “anayasa mahkemesiz yargı sistemi” politikasının açık göstergesi olarak nitelendirdi. Baro, bu kararın hukuk devleti, anayasal denetim ve kuvvetler ayrılığı ilkelerine “büyük darbe” vurduğunu vurguladı.

İzmir Barosu, Anayasa Mahkemesi’nin HSK üyeliği seçimlerine ilişkin TBMM kararına

İzmir Barosu, Anayasa Mahkemesinin (AYM) Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeliği seçimlerine dair Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kararı hakkında açılan iptal davasında verdiği görevsizlik kararına yazılı bir açıklamayla tepki gösterdi. Baro, bu kararı, yüksek mahkemenin kendi varlık sebebini ortadan kaldıran tarihi bir hata olarak değerlendirdi.

Açıklamada, “Anayasa Mahkemesinin HSK üyeliği seçimlerine dair TBMM kararı ile ilgili iptal davasında görevsizlik kararı vermesi, bir süredir devam eden ‘anayasa mahkemesiz yargı sistemi’ politikasını açığa çıkaran, mahkemenin kendi eliyle kendi kapısına kilit vurduğu bir karardır” ifadeleri kullanıldı.

“Eylemli içtüzük” vurgusu ve TBMM kararlarının denetimi

İzmir Barosu, metinde “eylemli içtüzük” kavramına özel vurgu yaptı. Bu kavramın, anayasa hukuku içtihatları, doktrin ve 1961’den beri süregelen uygulamadan beslendiği, TBMM kararlarının da yargı denetimine tabi olması gerektiği düşüncesinden doğduğu hatırlatıldı.

Açıklamada, “ ‘Eylemli içtüzük’ kavramı, kaynağını anayasa hukuku içtihatlarından, doktrinden ve 1961 yılından beri süregelen uygulamadan alan; TBMM kararlarının da yargı denetimine tâbi olması zorunluluğundan doğmuş temel bir hukuk prensibidir” denildi. Bu ilkenin devre dışı bırakılmasının, yasamanın tüm işlemlerinin fiilen denetim dışına çıkması anlamına geleceği ifade edildi.

Devamında, “Bu uygulamanın ortadan kaldırılması, yasamanın tüm işlemlerinin denetim dışı bırakılması ve hukuka aykırı dahi olsa uygulanabilir hâle gelmesi anlamına gelecektir. Anayasa Mahkemesinin bu yöndeki kararı, başta da ifade ettiğimiz üzere, mahkemenin kapısına fiilen kilit vurmakla eşdeğerdir” sözleriyle kararın sonuçlarına dikkat çekildi.

“Halkın iradesine ve hukuk devletine sırt çevirmek”

Baro, AYM’nin görevsizlik kararının, mahkemenin kapatılmasına karşı çıkan hukuk çevrelerine ve topluma da bir sırt dönüş anlamına geldiğini savundu. Açıklamada, kararın sadece teknik bir yargı kararı değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal etkileri güçlü bir adım olduğu vurgulandı.

Metinde şu ifadeler yer aldı:
“Alınan bu karar; Anayasa Mahkemesinin kapatılmasını isteyen politik anlayışa karşı çıkan barolara, hukukçulara, sivil toplum örgütlerine ve halkın iradesine sırt çevirmektir. Bu karar, ülkeyi ‘ben yaptım oldu’ totalitarizmine sürüklemek isteyenlere karşı yegane savunma mekanizması olan hukuk devleti, anayasal denetim ve erkler ayrılığı prensiplerine büyük bir darbedir. Hukukçular AYM’ye karşı dizayn edilen işlevsizleştirme politikalarına karşı çıkarken, mahkemenin kendisini yok hükmüyle malûl kılmaya çalışmasını hiçbir hukukçuya ve yurttaşa izah etmek mümkün değildir.”

“Türkiye’yi anayasal denetimsiz bırakmayacağız”

İzmir Barosu, açıklamasının sonunda mücadele mesajı verdi ve AYM’yi de bu karardan geri dönmeye çağırdı. Baro, Türkiye’nin anayasal denetimden yoksun bırakılmasına izin vermeyeceklerini vurgulayarak, hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı ilkeleri için kararlılık vurgusu yaptı.

Son bölümde şu ifadelere yer verildi:
“Türkiye’yi anayasal denetimden yoksun bir ülke hâline getirmeyeceğiz. Ülkemizi hukukun üstünlüğünün, kuvvetler ayrılığının ve anayasal denetimin hâkim olduğu bir yapıya kavuşturmak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu yolda, kendi yetkisini ortadan kaldırma noktasına gelen yüksek mahkemenin de hatalı kararından dönerek hukuk devletinin yanında yer almasını diliyoruz.”