Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kayyum Gürsel Tekin’in geçmiş dosyaları yeniden gündemde

CHP İstanbul İl Başkanlığı’na mahkeme kararıyla kayyum olarak atanan Gürsel Tekin’in, tutuklu ve soruşturma altındaki CHP’li isimler için “dokunulmazlıklar kaldırılsın, gidip aklanıp gelsinler” çağrısı, hem Kadıköy’deki ruhsat davasını hem de Yenimahalle–Çayyolu imar ve “kaset” tartışmalarını yeniden masaya getirdi.

CHP İstanbul İl Başkanlığı’na mahkeme kararıyla kayyum olarak atanan Gürsel

CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum sıfatıyla oturan Gürsel Tekin, son röportajlarında CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalarda adı geçen bazı isimlere yönelik net bir çağrı yaptı. “[CHP geleneğinde biri hata yapmışsa yöntem bellidir; üyeliği askıya alınır, gider aklanır gelir]” diyen Tekin, özellikle Aziz İhsan Aktaş dosyasında adı geçen CHP’lilerin Meclis Başkanına başvurarak dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istemesi gerektiğini, “gidip aklanıp partiye geri gelmeleri” gerektiğini savundu.

Bu çıkış, Tekin’in geçmişte bizzat sanık olarak yargılandığı dosyaları, aldığı cezayı ve bu cezanın Yargıtay sürecindeki seyrini yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.

Suadiye Movieplex ruhsat dosyası ve bozulan mahkûmiyet

Tekin’in siyasi kariyerini en çok tartıştıran başlık, Kadıköy Belediyesi’nde başkan yardımcılığı yaptığı dönemde Suadiye’deki “Özen Film ve Suadiye Movieplex Sinema Merkezi”ne verilen ruhsatla ilgili ceza davası oldu. Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi, hakkında yıkım ve para cezası kararı bulunan binaya ruhsat düzenlendiği gerekçesiyle Tekin’i “resmi evrakta sahtecilik” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti.

Tekin kararı temyize taşıdı; dosya uzun süre Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nde bekledi. Yargıtay, 27 Haziran 2013 tarihli kararında, yerel mahkemenin mahkûmiyet hükmünü bozarken, Tekin’in bu süreçte milletvekili seçildiğine dikkat çekip Anayasa gereği Meclis kararı olmadan yargılanamayacağını belirtti ve CMK uyarınca yargılamanın durdurulmasına hükmetti.

Cezası kesinleşmedi, dosya fiilen askıda kaldı

Yargıtay’ın bozma ve durdurma kararıyla birlikte Suadiye Movieplex dosyasında Tekin hakkında verilen 2,5 yıllık hapis cezası kesinleşmedi; dava hem bozma gerekçeleri hem de milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle fiilen askıya alınmış oldu. Sonraki yıllarda kaleme alınan çok sayıda yazı ve televizyon tartışmasında, hem Tekin hem de ruhsatı alan taraf, davayı “siyasi nitelikli bir dosya” olarak nitelendirdiklerini ve temyiz sürecinde bu argümanı öne çıkardıklarını dile getirdi.

Bu tablo, Tekin’in bugün başkalarına “dokunulmazlık kaldırılsın, aklanıp dönsünler” çağrısı yaparken kendi dosyasının hâlâ net bir mahkeme hükmüyle sonuçlanmamış olmasına yönelik eleştirileri de beraberinde getirdi.

Yenimahalle–Çayyolu imar kavgası ve “kaset” iddiaları

Tekin’in adı geçmişte Ankara Yenimahalle Belediyesi’nin imar planı değişiklikleri üzerinden yürüyen “300 milyon dolarlık rant kavgası”nda da anıldı. 2011’de dönemin CHP Ankara İl Başkanı Tarık Şengül, Yenimahalle’deki bir imar değişikliğiyle 300 milyon dolarlık rant yaratıldığını, bir iş adamının kendisine “imar değişikliğine karşı dava açılmaması” karşılığında CHP’nin seçim kampanyasına maddi destek teklif ettiğini söyleyerek bu görüşmeyi kayıt altına aldığını açıkladı.

Şengül, iş adamının “üst düzey bir parti yöneticisi” aracılığıyla geldiğini ifade ederken, o dönemde medyada bu ismin Gürsel Tekin olduğuna dair iddialar yer aldı. Haberlere göre iş adamı A.B., kayda alındığı öne sürülen görüşmede “Biz Gürsel’le bu tür işler yaparız. İstanbul ve Ankara’da…” sözlerini kullandığı iddiasıyla hedefe oturtuldu.

“İmar rantına karşı savaş açmış adamım” savunması

İddiaların ardından hem iş adamı A.B. hem de Gürsel Tekin kamuoyuna açıklama yaptı. A.B., görüşmenin içeriğine dair yansıtılan ifadeleri “yalan ve iftira” diye nitelendirerek parti içi çekişmelerde kullanıldığını savunurken, Tekin de imar rantı karşılığı pazarlık yapıldığı iddialarını reddedip “iftiraya maruz kaldığını” belirtti.

Tekin o dönemde, “Ben imar rantına karşı savaş açmış bir adamım. Madem ellerinde kaset var, ispat etsinler; kanıtlanırsa siyaseti bırakırım.” diyerek sert bir çıkış yaptı; aynı röportajda “Görüşme için birilerini yollamış olabilirim, her gün yüzlerce kişiyle görüşüyorum ama konuyu bilmiyordum.” sözleriyle aracılık iddiasına bu çerçevede yanıt verdi. Bu tartışma sonrası CHP Genel Merkezi’nde bir komisyon kurulacağı ve belgelerin toplanacağı açıklansa da, iddiaların yargıya taşındığına veya somut bir mahkeme kararına bağlandığına dair ayrıntılı bir süreç kamuoyuna yansımadı.

“Aklanıp gelsinler” çağrısını sürdürürken eski dosyalar masada

Bugün ise Gürsel Tekin, özellikle “Aziz İhsan Aktaş” başlıklı soruşturma dosyasına atıf yaparak, bu ve benzeri dosyalarda adı geçen CHP’li belediye başkanları ve yöneticilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını, parti üyeliklerinin askıya alınmasını ve “yargı önünde aklanarak geri dönmelerini” savunmaya devam ediyor.