Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, yazılı bir açıklama yaparak DEM Parti ile yaşanan polemiklere değindi. DEM Parti’nin izlediği siyaseti etnik ayrılıkçılık olarak nitelendiren Yalçın, partinin Kürt kimliği üzerinden yürüttüğü propagandanın toplumda karşılık bulmadığını savundu. Yalçın, açıklamasında DEM Parti yönetimini tutumlarını gözden geçirmeye davet etti.
Yalçın’dan Bakırhan’a sert tepki
Semih Yalçın, açıklamasının hedefindeki isim olan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın, MHP lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik sözlerini sert bir dille eleştirdi. Kullanılan üslubu seviyesiz olarak tanımlayan Yalçın, “Dem Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın, uğradığı hayal kırıklığıyla Sayın Genel Başkanımız hakkında takındığı seviyesiz üslubu şiddetle reddediyoruz. Bakırhan’a ‘Haddini bil!’ diyoruz” ifadelerini kullandı.
MHP tavrından ödün vermeyecek
MHP’nin siyasi çizgisindeki kararlılığa vurgu yapan Yalçın, partinin tavrının her koşulda süreceğini belirtti. DEM Parti kanadından gelen eleştirileri kof bir propaganda olarak niteleyen Yalçın, partisinin duruşunu şu metaforla açıkladı: “MHP, ülkede ‘Son Mohikan’ da olsa sarsılmaz tavrını koruyacaktır”
DEM Parti’den yanıt gecikmedi
Gerilimin diğer tarafında ise DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, düzenlediği basın toplantısında MHP lideri Devlet Bahçeli’nin beyanatlarını değerlendirdi. Bahçeli’nin “DEM Parti bir karar vermek durumundadır: PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır?” sorusuna yanıt veren Doğan, “Nerede durduğumuz belli, barıştan, demokrasiden yana duruyoruz, savrulmuyoruz. ” dedi.
Partisinin duruşunun yıllardır verilen mücadeleyle ortada olduğunu belirten Doğan, “Bizim neyin yanında durduğumuz yıllardır verdiğimiz mücadeleyle açık. Bayrak konusunda konuşalım tabii ki. Türkiye’nin yakın siyaset tarihinde çeşitli kerelerce denenmiş provokatif girişimler olduğunu biliyorsunuz. Partimiz her zaman tavrını hiç tereddütsüz ortaya koydu.” şeklinde konuştu.
Barış ve müzakere vurgusu
Doğan, Bahçeli’nin İmralı ile ilgili değerlendirmelerini en başından beri memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, Abdullah Öcalan ile özgür iletişim koşullarının sağlanması gerektiğini savundu. Türkiye’nin çatışma döngüsünden çıkması gerektiğini belirten Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sayın Bahçeli’nin sayın Öcalan’la ilgili değerlendirmelerini en başından beri biz şöyle yanıtlıyoruz. Öcalan’ı özgür iletişim kurabilir koşullara eriştirmek gerekiyor. Halihazırda durum böyle değil. En başından beri sayın Bahçeli’nin tavrının memnuniyetle karşıladığımızı ifade ettik. Bizim partimiz çatışmasızlıktan yana. Tarihsel çatışma ve çatışmasızlık döngüsünden çıkması gerekiyor artık Türkiye’nin… Kalıcı bir çıkış nasıl olur? Güven, güvence ilişkisi… Adalet ve hukukun tesiriyle birlikte olabilir. Biz 27 Şubat çağrısından önce de Öcalan’ın barış çabalarını destekleyen, bunun yolunun açılması gerektiğini söyleyen, koşulların değişmesi gerektiğini söyleyen, müzakerenin doğası gereği olması gereken koşullara sahip olunması gerektiğini söylüyoruz. Nerede durduğumuz açık, barıştan yana duruyoruz, demokratik toplumdan yana duruyoruz.”
