Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Şirketler orta vadede araç kiralamalarını artıracak

28 ülkeden 8.061 filo karar vericisiyle yapılan araştırma, şirketlerin operasyonel kiralama ve filo yönetiminde odağın “çevresel sürdürülebilirlik, maliyet verimliliği ve çalışan memnuniyeti” ekseninde toplandığını gösteriyor. Türkiye’de firmaların yüzde 47’si önümüzdeki üç yılda operasyonel kiralamayı artırmayı planlıyor; filo büyümesi beklentisi ise Avrupa ve dünya ortalamasının üzerinde.

28 ülkeden 8.061 filo karar vericisiyle yapılan araştırma, şirketlerin operasyonel

Üç kıtada (Avrupa, Kuzey Amerika, Güney Amerika) 28 ülkeyi kapsayan saha çalışmasında 8.061 üst düzey filo karar vericisiyle görüşüldü. Bulgular, filo stratejisinin üç temel kulvarda şekillendiğine işaret ediyor: çevresel sürdürülebilirlik, maliyet verimliliği ve çalışan memnuniyeti. Türkiye’de şirketlerin yüzde 88’i sürdürülebilirlik stratejisine sahip ya da geliştirme aşamasında; bu çerçevede elektrikli ve hibrit teknolojilere açıklık artıyor.

Türkiye’de filo büyümesi beklentisi daha güçlü

Şirketlerin yüzde 93’ü, filolarının üç yıl içinde büyüyeceğini ya da sabit kalacağını öngörüyor. Bunun yüzde 35’i büyüme, yüzde 57’si mevcut seviyeyi koruma beklentisi. Bu toplam oran Avrupa ve dünya genelinde yüzde 91 olarak ölçülürken, Türkiye’nin daha yüksek büyüme iştahı filo yatırımlarında dinamik bir pazara işaret ediyor. 2025’te filoyu artırmayı planlayan şirketlerin yüzde 78’i bunu şirket büyümesi ve araç gerektiren yeni faaliyetlerle açıklıyor.

Operasyonel kiralama maliyet yönetiminin merkezinde

Türkiye’de 2025 itibarıyla şirket araçlarının finansmanında en çok tercih edilen yöntem yüzde 30 ile operasyonel kiralama. Bunu yüzde 28 finansal kiralama, yüzde 24 peşin satın alma ve yüzde 15 kredi izliyor. Ayrıca Türk şirketlerinin yüzde 47’si finansman modelinde operasyonel kiralamanın payını artırmayı planlıyor. Kısa-orta vadede yüzde 47’lik bir kesim, operasyonel kiralama hacmini artırarak maliyetleri optimize etmeyi hedefliyor; yüzde 29 ise ikinci el araçları filoya dahil ederek toplam sahip olma maliyetini düşürmeyi amaçlıyor.

Elektrikli ve hibritlere geçiş hızlanıyor

Türkiye’de şirketlerin yüzde 54’ü filolarında hibrit (HEV), şarj edilebilir hibrit (PHEV) ve tam elektrikli (BEV) araçlardan en az birini bulunduruyor ya da üç yıl içinde bulundurmayı planlıyor. Bu dönüşümün başlıca motivasyonları yakıt giderlerini azaltma (%59), çevresel etkileri düşürme (%42) ve çalışan talebi (%32). Geçişi desteklemek üzere şirketlerin yüzde 89’u halka açık, evde veya iş yerinde şarj stratejilerinden en az birini uyguluyor ya da planlıyor.

Mobilite politikaları ve çalışan deneyimi

Türkiye’de şirketlerin yüzde 49’u en az bir mobilite politikasını uyguluyor ya da üç yıl içinde uygulamayı hedefliyor. Bu oran Avrupa’da ve dünya genelinde daha yüksek seyrediyor. Türkiye’de bu politikaların hayata geçirilmesinde temel motivasyon kurumsal sosyal sorumluluk (%37); bunu çalışanların özel taleplerine yanıt (%35) ve yetenek çekme–elde tutma gibi İK hedefleri (%32) izliyor. Çalışan memnuniyeti, esnek mobilite çözümleri ve araç tercihleri üzerindeki etkisini artırıyor.

Bağlantılı araçlar ve veri kullanımı

Şirketlerin yüzde 53’ü filolarının tamamında ya da bir kısmında bağlantılı araç kullanıyor. Bu şirketlerin yüzde 57’si, araç takip ve telematik verilerini halihazırda değerlendiriyor ya da önümüzdeki üç yıl içinde kullanmayı planlıyor. Veri odaklı filo yönetimi, sürüş güvenliği, bakım planlama ve yakıt/enerji verimliliğinde ölçülebilir kazanımlar sağlıyor.

Önümüzdeki dönemin zorlukları

Türk şirketleri, önümüzdeki üç yıl için en kritik iki meydan okumayı alternatif enerji teknolojilerinin uygulanması (%29) ve uzayan araç teslim sürelerinin yönetimi (%25) olarak görüyor. Bu tablo, şarj altyapısının yaygınlaştırılması, tedarik sürelerine karşı sözleşme ve stok yönetimi ile esnek kiralama çözümlerinin önemini artırıyor.

Ne anlama geliyor?

  • Orta vadede filo büyümesi ve yenilenmesi gündemde; Türkiye, büyüme beklentisiyle bölgesel ortalamaların üzerinde.

  • Operasyonel kiralama; maliyet kontrolü, tedarik esnekliği ve teknolojiye hızlı erişim avantajlarıyla ana finansman aracı konumunu güçlendiriyor.

  • Elektrifikasyon ve bağlantılı araç yatırımları, yakıt/enerji tasarrufu ve veri temelli verimlilik kazanımlarıyla iş sonuçlarına doğrudan yansıyor.

  • Çalışan deneyimi, araç politikaları ve esnek mobilite çözümleriyle İK stratejisinin bir parçası haline geliyor.